YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/28886
KARAR NO : 2019/10810
KARAR TARİHİ : 10.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince; Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin 21.03.2017 tarih ve 2017/24 E. 2017/121 sayılı karar temyiz incelemesine tabi olduğu halde bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen 02.05.2017 tarihli bozma kararı hukuki değerden yoksun olduğundan, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin bozma kararı ve bu karardan sonra yapılan tüm işlemler yok hükmünde kabul edilerek; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Mahkemenin 21.03.2017 tarih ve 2017/24 E. 2017/121 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, ticari amaçla iş yerinde bandrolsüz CD bulundurmak şeklinde gerçekleşen eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanun’un 5101 sayılı Kanun ile değişik 81/9-1-b ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/4. maddelerinde düzenlenen suça uyduğu gözetilerek, suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri birlikte ele alınıp, 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi uyarınca önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan hüküm belirlenerek ve sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’un 81/9-1(b) maddesi uyarınca dava açılmış olduğu da gözetilerek gerekmesi durumunda aynı Kanun’un 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/4. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı da verilmesi suretiyle sanığın cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesince bozma kararı verilen evvelki hükümde sanık hakkında neticeten (erteli) 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi karşısında; hapis cezasının ertelenmesinin CMK’nin 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve sanık hakkında TCK’nin 51. madde hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.