Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/6184 E. 2010/12977 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6184
KARAR NO : 2010/12977
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosya kapsamından, davanın, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmış olup; anılan maddeye dayalı sigortalılık süresinin tespitine ilişkin davalarda, kendi hak alanlarını ilgilendirdiğinden tespiti istenen sürede işverenin taraf olarak yer alması gereklidir. Zira, davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçt….) tarafından yerine getirilecek, ancak sigortalının bu hakkının tescil edilmesiyle de sigorta primlerinin işverenden tahsili olanaklı hale gelecektir.
Her nekadar, somut olayda, işveren olarak….’ye karşı dava açılmış ise de; bu tür davalarda, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundaki ….. yasal hasım konumunda olduğundan, kendisine husumet yöneltilmesi zorunludur. Bu nedenle, ….. (devredilen ….. yasal yönteme uygun biçimde davaya dahil edilmesi; gerek Kurumda, gerekse işveren nezdinde bulunan kayıt ve belgelerin getirtilmesi, tüm kanıtlar toplandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken; Mahkemece, anılan biçimde taraf teşkili yapılmaksızın davanın görülüp karara bağlanmış olması isabetsizdir
2- Kabule göre de; kararın yazımında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388 ve 389. maddeleri gözetilerek, tesbitine karar verilen sürenin başlangıç ve bitim tarihleri ile dönemlere göre çalışma gün sayısının tereddüt oluşturmayacak şekilde belirtilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.