Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/5481 E. 2019/4539 K. 01.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5481
KARAR NO : 2019/4539
KARAR TARİHİ : 01.07.2019

Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
5271 sayılı Kanunun 175. maddesinin 2. fıkrasında “Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır”, 193. maddesinin 1. fıkrasında “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz.” ve 195. maddesinde “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” hükümleri öngörülmüştür.
Somut olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dava açılan sanığın sorgusu yapılmadan hakkında 30.12.2008 tarihinde tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, Mahkemece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine duruşma açılarak TCK’nın 191/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca verilen 6.000 TL adli para cezasının hukuki değerinin bulunmadığı, sanığın 23.10.2014 tarihli temyiz dilekçesinin 30.12.2008 tarihli “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri” kararına yönelik, öğrenme üzerine ve süresinde verilmiş itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu da kabul edilerek; yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemiz tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarih ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
01/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.