Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10385 E. 2012/16096 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10385
KARAR NO : 2012/16096
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 29.601,66 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.04.2007 tarihli harici sözleşme ile davalıya ait olduğu belirtilen 103 parseldeki 150 m2 yeri satın aldığını, ev yapmak için inşaata başladığı sırada belediye tarafından inşaatın duruldurulduğunu, sonradan bu yerin dava dışı Hazine’ye ait olduğunun anlaşıldığını belirterek, davalıya ödenen 9.500 TL arsa bedelinin denkleştirici adalet koşullarına göre bedeli (ıslah dilekçesi ile) 29.601,66 TL ve inşaat kazı bedeli 500 TL nın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsilini talep etmiştir.Davalı, duruşmalara gelmediği gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu doğrultusunda 11.594 TL arsa bedeli ve 1.101 TL kazı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Taraflar arasında düzenlenen 12.04.2007 tarihli harici gayrimenkul satım akdine göre 150 m2 arsanın 8.500 TL’ye davalı tarafından davacıya satıldığı ve tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın dava dışı Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, 12.04.2007 tarihinde ödenen 8.500 TL nın 09.05.2011 dava tarihindeki TÜFE’ye göre güncellemesi ile 11.594 TL olduğu açıklanmıştır.Geçerli bir sebebe dayanılmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerine kayan değerlerin iadesi “Denkleştirici Adalet” düşüncesine dayanmaktadır. Bu husus, hakkaniyetin ve adaletin bir gereğidir. Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır. Aksi halde kısmi iade durumu oluşacak., iade dışındaki zenginleşme iade borçlusunun yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak, iade borçlusunun iade de direnmesine neden olacaktır.Davada, geçersiz sözleşme gereğince ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre denkleştirici adalet ilkesi gereğince tahsili talep edilmektedir.Denkleştirici adalet ilkesi, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi malvarlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder.Bunun için, taşınmazın satıldığı 12.04.2007 tarihindeki satış bedelinin, 09.05.2011 dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücünün çeşitli ekonomik etkenlerin, enflasyon, ÜFE, altın ve döviz kurlarındaki artış, işçi ve memur maaş artışları ortalaması alınarak hesaplanması gerekir.
Mahkemece; bu konuda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yukarıdaki ilke ve esaslara, yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.