YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2860
KARAR NO : 2012/4400
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin olarak Dairemizin 21.12.2011 gün 2011/2347 Esas 2011/2749 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve dava dışı kişinin davalı kooperatiften aldığı kredinin kefili olduğunu, ancak 23.02.2005 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktarın belirtilmediği gibi kredi limiti olarakta “30.000” şeklinde belirsiz bir ibarenin yazılı olduğunu, sözleşme tarihinde 5083 sayılı Kanun uyarınca hem YTL hem de TL’nin yürürlükte olduğunu, sözleşmede hangi para biriminin kastedildiğinin açıkça belirtilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin geçersiz kefalet sözleşmesi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmedeki kredi limitinin “30.000 YTL” olduğunu, davacının sözleşmede müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatına haiz bulunduğunu ve sorumluluğunun kredi limiti kadar olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; yapılan yargılama sonunda, 5083 sayılı Kanun uyarınca 01.01.2005 tarihinden itibaren para biriminin YTL olarak düzenlendiği, sözleşme tarihi olan 25.02.2005 itibari ile yazılmış olan kredi ve kefalet limitinin 30.000 YTL olarak kabulünün gerekeceği, sözleşmede kredi limiti belirlenmiş olduğundan davacının da sorumlu olduğu kefalet limitinin geçerli ve belirli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.12.2011 gün 2011/2347 Esas 2011/2749 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK’nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınması gereken harç peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına ve takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.