YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14036
KARAR NO : 2013/3398
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 02/07/1980 olduğunun tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 02/07/1980 tarihinden itibaren davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının ve sigortalılık başlangıcının 02/07/1980 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, fiili çalışmanın ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının davalı … adına kayıtlı “…” sicil sayılı işyerinde 02/07/1980 tarihinde işe başladığına ilişkin giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, Kurumdan gönderilen yazıda işverenin 1980/3. dönem bordrolarını Kuruma vermediğinin bildirildiği, mahkemece komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları veya işyeri sahiplerinin dinlenmediği, davacının davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı yöntemince araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; davacının çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri
veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak, gerek görüldüğü takdirde 02/07/1980 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırmak, davanın da nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirmek ve böylece gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.