Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2017/4690 E. 2019/6556 K. 26.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4690
KARAR NO : 2019/6556
KARAR TARİHİ : 26.06.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükümde TCK’nın 43. maddesi uyarınca yapılan artırım sırasında hesap hatası sonucu “8 yıl 16 ay 15 gün” yerine “9 yıl 4 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunarak fazla ceza tayin edilmiş ise de 62. maddenin uygulanması neticesinde sonuç cezanın doğru olarak belirlenmesi nedeniyle söz konusu hata sonuca etkili görülmemiş, kamu davasına katılan ve kendisini vekille temsil ettiren Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği ve cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup hükmolunacak hak yoksunluğunun 3 yıl 1 ay 15 günü geçemeyeceği gözetilmeden, 5 yıl süreyle hak yoksunluğuna hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının “B-5” no’lu bendindeki “5 yıl süre” ibaresinin “3 yıl 1 ay 15 gün süreyle” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafin temyiz itirazlarının reddiyle zimmet suçundan verilen hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA 26/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.