Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/7754 E. 2015/22311 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7754
KARAR NO : 2015/22311
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, davalı kadın yararına takdir edilen nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadının yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında çalışmadığı tutanağa bağlanmışsa da, dosya içinde yer alan 04.11.2014 tarihli müşteki ifade tutanağında davalı kadın, işçi olduğunu ve aylık gelirinin 900 TL olduğunu beyan etmiştir. Bu beyan karşısında mahkemece usulünce araştırma yapılmamış olup, davalı kadının ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak; boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere, davalı kadının … isimli erkeği ortak konuta alarak sadakatsiz davrandığı, davacı erkeğinde eşine şiddet uyguladığı sabittir. Gerçekleşen kusur durumuna göre davalı kadının sadakatsizlik eyleminin evlilik birliği üzerinde daha fazla yıkıcı etkiye sahip olduğu düşüncesindeyim.
Bu nedenle davalı kadının ağır kusurlu kabul edilerek, yoksulluk nafakası talebinin reddi ile davacı erkeğin manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği kanısındayım.
Yerel mahkeme kararının yukarıda açıklandığım sebeplerle bozulması görüşünde olduğumdan, değerli çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.