Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/17410 E. 2017/21045 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17410
KARAR NO : 2017/21045
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile milli bayram ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve 2012 Aralık ayı ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/04/1999-02/01/2013 tarihleri arasında kaynakçı ustabaşı olarak aylık net 2.500,00 TL. ücretle çalıştığını, bordrolarda gerçek ücretlerin gösterilmediğini, iş akdinin hiçbir sebep bildirmeden haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, milli bayram ücreti, hafta tatili ücreti ve 2012 Aralık ayı ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davacının kaynak ustası olarak brüt 945,00 TL. ücretle çalıştığını, meslek sırlarını saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığından iş akdini haklı nedenle sona erdirdiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davalının süresinde verilmeyen cevap dilekçesinde davacının doğruluğa ve bağlılığa uymayan fiili eylemleri neticesinde iş akdinin sona erdirildiği savunulmuş ise de fesih nedeninin haklılığı usulünce ve süresinde deliller sunularak kanıtlanmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar avukatları temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 01 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde sadece milli bayram alacağını talep etmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda ise resmi tatil ücreti adı altında yılda toplam 6,5 günlük alacağın hesaplandığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hakim 25. Maddesi uyarınca maddi vakıa ile, 26. maddesi uyarınca da tarafların talep sonuçları ile bağlı olup, ondan fazlasına karar veremez.
Mahkemece davacı talebini aşacak şekilde milli bayram alacağına hükmedilmesi hatalıdır.
3-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkeme davacının yıllık ücretli izin talebine ilişkin olarak“… iznin hangi yıllara ait olduğu hususunda beyanda bulunulmadığı ancak 2011 yılına kadar olan yıllık izinlerin kullanıldığı, sadece 7 günlük yıllık iznin kaldığı açıklamasını içerir yıllık izin formunun davacı tarafça imzalandığı, imza inkarında bulunulmadığı , bu durumda davalının kullanılan yıllık izinlerini yazılı delil ile ispatladığı kabul edilerek…” gerekçesiyle ilk raporda hesaplanan miktarda yıllık izin alacağının bulunduğu kabul edilmiştir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda ise, davalı tarafça ibraz edilen belgelere dayanılarak davacının 2011 yılına kadar toplam 7 gün izni kaldığı, bu iznini de 2011 yılında kullandığı kabul edilerek son yıla ait bakiye 20 günlük izin alacağı hesaplanmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 2 adet imzalı yıllık izin formunda, 2011 yılına ilişkin kullanılan izin süreleri gösterilmiştir, bu belgelerin incelenmesinden de geçmiş yıllardan kalan izin sürelerine ilişkin açıklamaların çelişkili olduğu ve ispat için elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının “yıllık ücretli izin hakları da kullandırılmadığı gibi bunların karşılığı olan ücretleri de ödenmemiştir.” şeklinde açıklama ile bu alacak kalemini talep etmiş, yargılama safhasında da talebinin sınırlarını tam olarak belirtmeden ve sözkonusu belgelere ait somut bir açıklama getirmeden ispat yükünün işverene ait olduğundan bahisle hesaplanan izin alacağına itiraz ettiği görülmüştür.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davacı isticvap edilip söz konusu belgeler davacıya gösterilerek talep ettiği ve kullandığı izin süreleri açıklattırılarak, sonucuna göre izin alacağını hüküm altına almaktır. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.