Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13899 E. 2017/14151 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13899
KARAR NO : 2017/14151
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R R
Davacı … vekili, evlilik birliği içerisinde davalı adına satın alınan taşınmaz yönünden TMK’nun ilgili hükümleri gereği mal rejiminin tasfiye edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL katılma alacağı ile yasal faizin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, taşınmaz kişisel mal olduğundan davanın reddine ilişkin verilen ilk karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 16.02.2015 gün 2013/20201 Esas ve 2015/4269 Karar sayılı ilamıyla taşınmazın edinilmiş mal olarak kabulü ile davacı lehine katılma alacağı hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. Davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davanın kabulüne, davacının 65.000,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde taşınmazın esas alınan değeri yönünden davacı vekili, kabul yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin ıslaha ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelenmesinde davacının, dava dilekçesindeki talebinin 10.000-TL olduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada 04.04.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarının 65.000,00 TL olarak ıslah edildiği anlaşılmaktadır.HMK’nun 177. maddesine göre tahkikatın sona ermesine kadar davanın ıslahı mümkün ise de, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca verilen 04.02.1948 gün ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ve 06.05.2016 gün ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece bozmadan sonra ıslah olmayacağı ve davanın açıldığı tarihte talep miktarının 10.000,00 TL olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine,taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 31.40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.079,60 TL’nin istek halinde temiz eden davacıya iadesine ve peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.