Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3599 E. 2017/5869 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3599
KARAR NO : 2017/5869
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2015 tarih ve 2014/241-2015/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nın “TAT DEVELOPMENT CENTER” ibareli, 35, 36, 39, 40 ve 43. sınıfları kapsayan marka başvurusuna karşı itirazlarının kısmen kabulü ile başvurudan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)” çıkartılmak suretiyle tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, oysa müvekkilinin 2000/03947 sayılı “TATBEACH GOLF HOTEL+ şekil” ibareli markasının asıl unsurunun “TAT” kelimesi olup, davalı markasının iltibasa neden olacağını, başvurunun kapsamında benzer nitelikte başka hizmetlerin de bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili markasının tanınmışlığından istifade edeceğini, “TAT” kelimesinin aynı zamanda müvekkilinin 06.07.1993 tarihinden itibaren tescilli ticaret ünvanı olduğunu, davacı şirket ortağı ile davalı arasında akrabalık olup davacı markasından haberdar olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasıyla davalının “TAT DEVELOPMENT CENTER” ibareli başvurusu arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, iltibas riski olmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, taraf markalarının tescili kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin de benzer nitelikte olmadığı, iltibas oluşmayan hizmet sınıfı yönünden davalının markasının davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanmayacağı, davacı markasının tanınmışlığı ileri sürülse de davalının bundan istifade ederek toplumun dikkatini çekip, onun temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan kendi markasını taşıyan ürünlere devir etmesinin de mümkün olmadığı, davacı şirketin kullanım iddiasında bulunduğu hizmetlerin davalının marka tescili kapsamındaki hizmetlerden farklı olduğu, davalının kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.