YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16733
KARAR NO : 2017/18798
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti, genel tatil ücreti, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, sefer prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 0101/2003-05/01/2009 tarihleri arasında tır şoförü olarak davalı nezdinde çalıştığını, yurt içi çalışmalarında asgari ücret artı km başına 16 kuruş, yurt dışında sefer başına 500 Amerikan Doları sefer primi alarak çalıştığını, yurt içinde ayda ortalama 8-11000 km, yurt dışı çalışmalarında ayda ortalama 1,5 sefer yaptığını, 2009 yılına ait primlerin eksik ödendiğini, aracın fazla mazot yaktığından bahisle müvekkilinin maaşından kesinti olduğunu, ayrıca yol şartları sebebiyle araçta ortaya çıkan hasarın müvekkilinden kesilmek istendiğini, buna itiraz edince de iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücretli izin alacağı, genel tatil ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, sefer prim alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 24/08/2005 tarihinde işe başladığını, kendi isteği ile istifa ederek 12/02/2007 tarihinde ayrıldığını, ibraname alındığını, kıdem ve ihbar tazminatı hakkının olmadığını, esasen davacının bu dönemde işverenin dava dışı … Tur Oto Taşımacılık ve Ticaret AŞ olduğunu, çalıştığı dönemdeki tüm maaş ve alacaklarının sefer primleri ve fazla mesailerin kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının istifa ettiğinin açık olduğu, bu konuda çekişme olmadığı, maaşından bazı kesintiler yapıldığını, bu sebeple istifa ettiğini iddia ettiği, kesinti yapıldığını ispat edemediği, davacının yurt dışı ve yurt içi şoför olduğu, çalışma saatlerini kendisinin belirlediği, davalı tanıklarının davacının yıllık izinlerini kullandığını beyan ettikleri gerekçesiyle ücret, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil, yıllık izin ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda davalı tarafından yıllık izin belgesi ibraz edildiği, davacının çalıştığı süre içinde 10 gün izin kullandığının tespit edildiği ve 80 günlük izin alacağının bulunduğu belirtilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu değerlendirmeye tabi tutularak davacının yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken, davalı tanıklarının davacının yıllık izinlerini kullandığını beyan ettikleri gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda … Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre davacının ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışmaları tespit edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu değerlendirmeye tabi tutularak davacının genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken, gerekçe belirtilmeksizin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.