Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3806 E. 2014/11190 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3806
KARAR NO : 2014/11190
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/12/2013 tarih ve 2013/510-2013/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 paya sahip ortağı ve müdürü olduğunu, aynı zamanda da müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalı şirketin işletmesi olan Özel Cesur Sürücü Kursu’nda kurum müdürü ve öğretmenlik yaptığını, ancak müvekkilinin bu görevleri nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan ücretlerini bu güne kadar alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.000 TL ücret alacağı ve sözleşmeye göre 1000 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 12.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, %50 paya sahip kurucu ortak olması nedeniyle kendisine ödeme yapılmasının gerekmediğini, zira emeğinin karşılığı olarak zaten kar payı aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette %50 paylı ortak olup, her iki ortağın imzaladığı sözleşmeye göre kendisine aylık 531,00 TL ücret ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin sona erdiği veya geçersiz kılındığına ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı ve bu yönde bir iddia da ileri sürülmediği, dolayısıyla sözleşmenin tarafları bağlayacağı, sözleşmede belirlenen 531,00 TL aylık ücret olmak üzere sözleşme tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için davacının 23 aylık sürede 10.307,70 TL ücret talep edebileceği, davacı tarafından aynı dönem için direksiyon öğretmeni olarak da çalıştığı iddiasına dayalı ücret talep edilmiş ise de aynı mesai için 2 ayrı ücret talep edilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından sözleşmede direksiyon öğretmeni ve müdür olarak ücret belirlenmiş olduğu dikkate alınarak davacının 10.307,70 TL ücret talep edebileceği ayrıca, davacının söz konusu uyuşmazlık dönemi içerisinde toplam 3.046,00 TL ek ders ücreti talep edebileceği, yani vermiş olduğu hizmet için ayrıca ücret istemesinin yasal olduğu, davacının sırf şirket ortağı olması nedeniyle ücretsiz ders vermesinin istenemeyeceği, angaryanın Anayasa tarafından da yasaklandığı, davacının toplam 13.353,70 TL ücret alacağı bulunmakta ise de fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasına rağmen karar verilinceye kadar ıslah talebinde bulunmadığı, bozma ilamından sonra ıslah dilekçesi ibraz etmiş olmakla dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ücret alacağına ilişkin talebi olan 11.000 TL yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, her ne kadar

davalı tüzel kişilik şirket ise de davacının talep ettiği alacak çalışma ücreti alacağı olduğundan yasal faiz talep edebileceği ayrıca, davacının aktif yönetici olup, diğer şirket çalışanlarına ücret ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığı, her ne kadar çalışma ücretinin karşılığını şirketten talep edebiliyor ise de aktif ortak sıfatıyla müdür olarak hareket eden kendisi olduğundan ücretin ödenmemesi sorumluluğu kendisinde olup, kendi kusuruna dayalı olarak ayrıca cezai şarta yönelik tazminat talep etmesinin hakkaniyet ilkesi ve Medeni Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından davacının gecikme tazminatına ilişkin talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davacının ücret alacağı hususunda açtığı davanın kısmen kabulü ile 11.000 TL’nin dava tarihi olan 02.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacının gecikme tazminatı hususunda açtığı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.