Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4334 E. 2014/11374 K. 13.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4334
KARAR NO : 2014/11374
KARAR TARİHİ : 13.06.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2011/36-2011/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli …. markasının sahibi olduğunu, davalının müvekkili tescilli markasını bariz bir şekilde ve ışıklı olarak halı satışı yaptığı binanın ön duvarında tabela şeklinde kullanımının tespit edildiğini, yapılan uyarılara rağmen tabelanın kaldırılmadığını, çekilen ihtarnameye rağmen markaya tecavüz eylemlerinin devam ettiğini, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/26 D.İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesiyle bu durumun tespit edildiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüz eylemlerinin men’ine, markanın üzerinde basılı bulunduğu materyallerin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilince sunulan 21.03.2011 havale tarihli dilekçe ekinde bulunan “Sulhname ile ilgili Protokol” başlıklı sözleşme uyarınca davacı ve davalı şirket temsilcilerinin eldeki dava dosyası ile ilgili olarak sulh sözleşmesi düzenlediği, sulh sözleşmesi uyarınca davalıya ait iş yerinin ön cephesindeki ihtilafa konu tabelanın indirilmesi üzerine dava ve şikayetin konusu kalmadığından, masraf ve vekalet ücreti ödendiğinde davadan feragat edileceği ve Cumhuriyet Savcılığındaki şikayetten vazgeçileceği konusunda sulh oldukları, davacı vekilinin de bu sulh sözleşmesi uyarınca davadan feragat ettiği, vekaletnamesinde sulh ve davadan feragat yetkisinin bulunduğu; davanın konusunun tarafların üzerinde tasarrufta bulunabileceği hususlardan olduğu gerekçesiyle, sunulan sulh sözleşmesi çerçevesinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.