YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/882
KARAR NO : 2017/8612
KARAR TARİHİ : 03.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ”04.01.2013 gün ve G/052152 seri nolu … elemanları tarafından hazırlanan kaçak/usulsüz tespit tutanağından eve gelen ana kolon hattından harici hat çekmek suretiyle (sayaç devre dışı bırakılarak) kaçak elektrik kullanıldığı anlaşılmaktadır.” denilmiş ve süre hesabında bu kullanım şekli nazara alınarak süre iki kat olarak hesaplanmıştır. Lakin suça konu tutanağın 28.10.2013 gün, 106927 seri nolu tutanak olduğu ve kaçak kullanım şekli olarak zati(kayıtlı olmayan) sayaç kullanarak elektrik enerjisi kullanmak olarak belirtilmiştir. Bu nedenle bilirkişiden ek rapor alınmadan yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.”Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir.
Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, alınan ek bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti ve bu tespit doğrultusunda raporda belirlenmesi gereken vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin; sanığa yeniden makul bir süre verilerek ve ”bilirkişi tarafından belirlenen zararı tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kendisini vekil temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.