Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/1904 E. 2017/5507 K. 17.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1904
KARAR NO : 2017/5507
KARAR TARİHİ : 17.04.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 22.07.2015 tarihinde başlatılan haciz ve tahliye talepli icra takibi ile davalı tarafça ödenmediği iddia alınan, 2015 yılı 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. aylar kira bedelleri olan, aylık 1250 TL’den toplam 7500 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Ödeme emrinin davalıya 24.07.2015 gününde tebliğ edilmesi üzerine davalı, 29.07.2015 tarihinde, icra takibinde istenilen borca ve faizine itiraz etmiş, yargılama sırasında, 2015 yılı Şubat ve Mart ayları kirasının takipten önce, diğer takibe konu Nisan, Mayıs; Haziran, Temmuz 2015 ayları kirasının yasal ödeme süresi içerisinde 13.08.2015 tarihinde davacı banka hesabına ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, takipten önce takibe konu borcun ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle takibe konu aylar kira parası 7500 TL asıl alacak ile, 175,07 TL işlemiş faizi üzerinden itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Davalı takibe konu edilen Şubat 2015 ay kira parasının 06.02.2015, Mart 2015 ay kira parasının 13.03.2015 tarihinde kartsız işlem suretiyle ödeme emrinin tebliğinden önce davacı banka hesabına, aylık kira para miktarı olan 1250’şer TL olarak yine takibe konu Nisan, Mayıs Haziran, Temmuz 2015 aylar kiralarını ise yasal ödeme süresi içerisinde 13.08.2015 tarihinde yine banka hesabına ödendiğinden bahisle borcu bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davacı vekili bu ödemelerden Nisan Mayıs, Haziran, Temmuz 2015 aylar kira parasının ödendiğini kabul ederken, 2015 Şubat ve Mart ayları kiralarının ödenmediği şeklinde soyut bir beyanda bulunmuş, davacının banka hesaplarında görülen ihtilafsız kira miktarı kadar yatırılan 06.02.2015 ve 13.03.2015 günlü ödemelere ilişkin gerekçeli bir açıklama yapmamıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda takibe konu tüm kira paralarının ödenmediğinden bahisle itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 102 maddesine göre taraflar arasında birden fazla borç bulunmaması halinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda, ödeme muacccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur” hükmünü içermektedir. Dosya içerisindeki mahkemece getirtilen banka ekstresinden, davalının 06.02.2015 ve 13.03.2015 tarihli ödemelerinde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, 13.08.2015 de yatırılan ödemelerin ise Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz 2015 aylar kiraları olduğuna ilişkin açıklamanın bulunduğu görülmüştür.
Olayımızda davacı tarafından, takip konusu aylar dışında davalının önceye dayalı borçlarının bulunduğu iddia edilmemiş, Şubat ve Mart 2015 tarihindeki ödemelerin geçmiş aylar kiralarına mahsup edildiği de ileri sürülmemiştir. Bu durumda davalı tarafından Şubat ve Mart aylarında yapılan ödemelerin takibe konu Şubat ve Mart 2015 aylar kira paraları ödemeleri olarak kabul edilmesi gerekir. Davalı tarafından, Şubat ve Mart 2015 aylar kira paraları icra takibinden önce, diğer takibe konu Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz kira paraları takipten sonra ve davadan önce yasal süre içerisinde banka hesabına ödendiğinden, davalı borçlu kiracının temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğinden mahkemece tahliye davasının reddine, asıl alacak miktarı ödenmiş olmakla birlikte, sadece takibe konu diğer dört aylık kira alacağının ferileri yönünden itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye davasının kabulü ile tüm alacak için itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.