YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/38976
KARAR NO : 2013/8311
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur …ile sanıkların ve tanık …’nın beyanları ve dosya kapsamından, sanıklardan sadece …’nın eylemde sopa kullandığı, sanık …’in ise sopa kullanmadığı anlaşılması karşısında sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmayacağı dolayısıyla eylemin takibi şikayete bağlı 5237 sayılı TCK’nin 86/3 maddesi kapsamında kaldığı Mağdur … ‘ın 26.02.2008 tarihli duruşmada şikayetinden vageçtiğine göre sanık …’ hakkında şikayetten vazgeçme ve sanığında son oturumda şikayetten vazgeçmeyi kabul etmesi sebebiyle ‘düşme’ kararı yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Araç sollama meselesinden çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonrası meydana gelen ve tarafsız görgü tanığı bulunmayan olayda, sanıkların savunmasında ve sanık …’nin kardeşi olan tanık Ferdi’nin beyanında; önce mağdurun içinde buluduğu karşı tarafın kendilerine saldırdığını, mağdurun ve davası temyizen gelmeyen mağdur sanık …’ın ise önce sanıkların kendilerine saldırdığını beyan etmeleri sanıkların ve da olayda yaralandığının anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesine göre, şüpheli kalan bu halden sanığın istifade ettirilerek hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3) Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562/1 maddesi uyarınca 5271 sayılı CMK’nin 231/5-14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 28/02/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.