YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18046
KARAR NO : 2023/1496
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuk … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve bu karara yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususun mahallinde merciince değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, incelemenin sanık hakkında kurulan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmekle, dosya tetkik edildi.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2016 tarihli ve 2016/293 Esas sayılı iddianamesi ile; sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları ile itibariyle oluşmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı ile değişen suç vasfı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104 üncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.11.2020 tarihli ve 14-2026/320504 sayılı, kısmi onama, kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın katılanın beyanı ve sosyal medya hesabındaki “18” ibaresinden ötürü yaşının büyük olduğunu düşündüğünden hata hükümlerinin uygulanması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında sanığın samimi ikrarı gözetilerek alt sınırdan artırım oranı belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kayden on yedi yaş 7 aylık olan katılan mağdure ile sanığın 2016 yılı Şubat ayı içerisinde tanışarak görüşmeye başladıkları ve ilk olarak 15.02.2016 günü buluşarak sanığın idaresinde bulunan 42 ** *** plaka sayılı araç ile Kavak Mahallesi mevkindeki su kanalının bulunduğu alana gittikleri ve araç içinde vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları, anılan tarihten sonra da farklı yer ve zamanlarda buluşarak yine sanığın idaresindeki araç içinde vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları, katılan mağdurenin yaşadıklarını kuzeni Uğur’a anlatmasının devamında olayın kolluk kuvvetlerine intikal ettirilmesi şeklinde gelişen olayla ilgili olarak yapılan yargılamada katılan mağdurenin aşamalardaki ifadesinde rızası hilafına cinsel ilişki yaşandığını beyan etmesine karşın aksi yöndeki sanık savunması, katılan mağdurenin sanığa gönderdiği beyan edilerek dosyaya ibraz edilen mesaj içeriklerindeki samimi mahiyetteki görüşme kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek mahkemesince eylemlerde katılan mağdurenin rızasının bulunduğu kabul olunarak on yedi yaşında bulunan katılan mağdurenin kendi rızası dahilinde sanık ile buluşması sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları oluşmadığından beraatine, değişen suç vasfı gereği reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu işlediği sabit görülerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Sanığın aşamalardaki katılanın on sekiz yaşından büyük olduğunu söylemesinden dolayı yaş konusunda hataya düştüğüne dair beyanları, katılan mağdurenin 25.05.2016 tarihli duruşmadaki ifadesinde “…” kullanıcı adlı Instagram hesabını kullandığını beyan etmesi karşısında, katılan mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafılerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması ve on sekiz yaşını bitirmediğinin tespiti halinde veya resmi kurumda doğduğunun belirlenmesi durumunda ise olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis suretiyle 5271 sayılı Kanun’ın 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi,
2. Mahkemesince sanığın eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edildiği halde gerekçeli karar başlığında suç adının “Cinsel saldırı” olarak belirtilmesi,
3. Hüküm kısmında uygulama maddesi olarak ikinci bentte 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine yazılı şekilde ve üçüncü bentte 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine yazılı şekilde gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede onama yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kayden on yedi yaşında olan katılanın, suç tarihlerinde sanık ile gün içinde buluşması sonrası ikametine döndüğünün anlaşılması karşısında, katılanın ikametini terk etmesi söz konusu olmadığından 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki eylemin ancak sürekli olarak evi veya bulunduğu yeri terk etmekle oluşabileceği nazara alındığında Tebliğnamede bu yöndeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı başlık altında açıklanan nedenle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.