Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/802 E. 2023/1254 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/802
KARAR NO : 2023/1254
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/969 E., 2022/1957 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/534 E., 2020/17 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali istemi davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, sattığı ürünlerden yapılan kesintilerden dolayı, 01.08.1995 tarihinden dava tarihine kadar 2926 sayılı Kanun’a tâbi zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescili için davalı Kuruma aleyhine Denizli 2. İş Mahkemesinin 2011/712 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan dosyada yapılan yargılama sonucunda, 21.12.2012 günlü ve 2012/778 Karar sayılı kararla, müvekkilinin sadece 01.08-31.12.1995 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verildiğini, başkaca hiçbir zorunlu sigortalılık statüsü kapsamına dahil hizmeti bulunmayan müvekkilinin tarım işlerinde süresiz olarak hizmet akdiyle çalışmasından dolayı 5510 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi kapsamında sigortalılığının tescili için 29.01.2014 tarihli dilekçesiyle davalı Kuruma başvurduğunu, başvuru üzerine davalı Kurumca müvekkilinin 30.01.2014 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak girişinin yapıldığını, bu tarihten günümüze kadar müvekkilinin sigorta primlerini düzenli olarak yatırdığını, hal böyle iken davalı Kurumca müvekkilinin 02.05.2011 tarihinde başlayıp 30.01.2014 tarihine kadar devam eden ve primleri düzenli olarak ödenmiş olan tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin tamamının, 5510 sayılı Kanun’a göre 01.10.2008 tarihi itibari ile tarım Bağ-Kur sigortalılık girişlerinin ziraat odası kayıtlarına istinaden yapıldığı gerekçesiyle, yasaya ve yöntemine aykırı olarak iptal edildiğini, ödenen primlerin de 31.12.2014 tarihi itibariyle hesaplanarak fazla prim ödemesi olarak gösterildiğini, davalı Kurumca hiç bir bilgi ve belge verilmeden aradan geçen dört yıl gibi uzun bir süreden sonra hizmetlerinin iptali üzerine, müvekkilinin 23.03.2015 günlü dilekçesi ile “anılan dönemde Kurum tarafından 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’a göre resen tescili yapılmış iken yine aynı Kanuna dayanılarak sigortalılığının iptal edildiğini öğrendiğini, oysaki anılan dönemlerde yine tarımla uğraştığını ve Kaklık Sulama Kooperatifinde kaydının bulunduğunu” belirterek sigorta primlerinin düzenli olarak ödendiğini, tarım Bağ-Kur sigortalılığının yersiz, haksız ve dayanaksız bir biçimde iptal edildiğini beyanla bu yöndeki kurum işleminin düzeltilmesini talep ettiğini, ancak davalı Kurumun 69875490 sayılı yazısıyla iptal işleminde ısrarcı olduğunu beyanla, müvekkilinin sigortalılık hizmetlerinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline ve … tarım Bağ-Kur sicil no.lu müvekkilinin, davalı Kurumca iptal edilen 02.05.2011-30.01.2014 tarihleri arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddi gerektiğini, eldeki davada, … Bağ-Kur sicil ve … T.C. kimlik numaralı sigortalı davacının iptal edilen 02.05.2011-30.01.2014 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin Kaklık Sulama Kooperatifi kaydının bulunduğu gerekçesiyle tekrar tescili istenmiş ise de 2926 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi hükmü uyarınca, geriye yönelik olarak sigortalılık tescilinde esas alınacak kayıtlar arasında “Sulama Kooperatifleri” kayıtlarının bulunmadığını, bu sebeple davacının talep edilen sigortalılık hizmetlerinin tescilinin olanaksız olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince özetle; davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; …davalı kurumun davacıyı 02.05.2011 tarihinden itibaren resen tescil ettiği ve primleri tahsil ettiği ancak daha sonra Ziraat Odası kaydı olmadığı sulama birliği üyeliğinin tescile esas olamayacağı gerekçesiyle 30.01.2014 tarihi itibariyle davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği görülmüştür. Toplanan deliller davacını tarımsal faaliyetini varlığını ortaya koyduğu gibi davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını gerektirecek ilgisi olmadığı düşünülse bile resen tescil edilmesi ve davacının prim ödemeleri gözetildiğinde en azından isteye bağlı sigortalı sayılması gerekir. İlk derece mahkemesinin davayı geriye dönük tescil talebi olarak nitelemesinin yerinde olmadığına da değinilerek davanın kabulüne, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairece; “…davacı tarafından davalı kurum aleyhine Denizli 2. İş Mahkemesi’nin 2011/712 esas sayılı dosyası ile prim tevkifat tarihinden dava tarihi olan 31.05.2011 tarihine kadar Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş olup, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile, 01.08.1995-31.12.1995 tarihleri arasında tarım Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının 31.05.2011 tarihine kadar olan sigortalılık talebin reddine karar verilmiş olup, bu tarihe kadar tespiti mümkün olmayıp, ancak davacının yapmış olduğu prim ödemeleri dikkate alınıp, ödenen primlerin ileri doğru karşıladığı sürenin 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalı kurumdan davacının yaptığı prim ödemelerinin ne kadar süreyi karşıladığı sorularak, 01.06.2011 tarihi itibariyle karşıladığı süre kadar isteğe bağlı sigortalı olarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu hükümde zorunlu sigortalı olarak kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kararda özetle: “…1- Davanın kısmen kabulü ile;
2-Davacının 01.06.2011-30.01.2014 tarihleri arasında isteğe bağlı tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aykırı kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,” dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 02.05.2011-30.01.2014 tarihleri arasında iptal edilen Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ve aykırı kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında, davacı tarafından ödenen primlerin ileriye doğru 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kaç gün karşılığı prime denk geldiğinin kuruma sorularak karar verilmesi belirtilmesine rağmen, kuruma davacının ödediği primlerin, isteğe bağlı sigortalılıkta kaç gün primi karşıladığı sorulmamıştır. Ancak, dairece yapılan geri çevirme kararı sonrasında kurum tarafından verilen cevapta, davacının 19.07.2022 tahsis talebine istinaden 01.08.2022 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı belirtildiğinden, davanın konusuz kalıp kalmadığının araştırılarak bir karar verilmesi, şayet konusuz kalmaması halinde davacı tarafından ödenen prim tutarının, davacı isteğe bağlı sigortalı sayıldığı takdirde kaç gün isteğe bağlı sigortalılığın prim gününe karşılık geldiği hususu belirlenerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.