YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9388
KARAR NO : 2023/1449
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/458 E., 2020/489 K.
KARAR : Asıl Dava Ret
Birleşen Dava Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali ve birleşen yersiz ödenen aylıkların istirdadı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı …vekili, kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların faizi ile ödenmesini, kurum işleminin iptalini, birleşen davada davacı SGK vekili yersiz ödenen aylıkların istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli 2013/414 Esas 2015/655 Karar sayılı kararı ile Beyrut Büyükelçiliğinin 17.03.2010 tarihli yazısı ve davacının ibraz ettiği belgelere göre, 01.07.1980-30.12.1994 tarihleri arasında Lübnan’da çalıştığını belirten yazı ile borçlanma talebinde bulunduğu; 16.06.1993 tarihine kadar olan süreye karşılık gelen borçlanmayı 29.04.2010 tarihinde ödediği, tahsis talebi sonrası 18.07.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı ödemesi yapıldığı, Kurum tarafından davacının Lübnan’dan almış olduğu hizmet belgelerinin sahte olduğu tespit edildiğinden, aylığın iptal edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı, sahtecilik iddiası ile ilgili devam eden ceza dava dosyasında davacının sanıklar arasında yer aldığı, işbu dava dosyasında mahkemece, dinlenen tanık beyanları, yurt dışı çalışma belgelerinin Lübnan Çalışma Bakanlığı tarafından verildiği ve belgelerin sahte olmadığının Lübnan Konsolosluğu tarafından doğrulandığı, yurtdışı giriş ve çıkış kayıtları ile ceza dosyasının süreci ile maddi vakalar nazarında sahteliğin olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; Mahkemece, söz konusu ceza dava dosyası sonucu beklenilmesi dahi irdelenmeli, o dosyada delil olabilecek hususlar özellikle değerlendirilmeli, diğer taraftan, Türk Büyükelçiliği tarafından onaylanan çalışma belgesine dayanak bilgilerin davacı tarafından sunulduğu gözetilerek, davacının Lübnan’daki çalışması mümkün ise Lübnan’daki resmi kurumlardan sorularak belirlenmeli, yurtdışı kayıtları nazarında Kurum müfettişinin yaptığı tespitler ile davacı delilleri ve yurtdışı kayıtları dikkate alınıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da içinde bulunduğu kişiler hakkında sahte evrak düzenlemekten dava açıldığı, davada alınan bilirkişi raporunda davacı hakkında düzenlenen belgedeki imzanın sahte olduğunun rapora bağlandığı, Beyrut Büyükelçiliği ile yapılan yazışmada 08.01.2016 tarihli yazı cevabında davacı hakkında düzenlenen çalışma belgesinin sahte olduğunun bildirildiği, davacının yurtdışı çıkış kayıtları incelendiğinde davacının Lübnan’da çalıştığına mahkemece kanaat getirilmediği gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen 2014/337 esas sayılı davanın kabulü ile davacıya ödenen 38.686,19 TL aylıkların her aylık için ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Şeyhmus Acun vekili, ceza davasının sonucunun beklenmediğini, sahteliğe ilişkin ceza davası sonuçlanmadan karar verilmesinin eksik inceleme olacağını, davacı tarafından sunulan 1985 tarihli gümrük belgesinin ,yurda giriş çıkış kayıtlarının bulunduğunu, sadece Nusaybin sınır kapısından sorgulama yapılmasının hatalı olduğunu, 40 yıl öncesine ait kayıtların muhafazası mümkün olmadığından sunulamadığını, daha önceki büyükelçilik yazılarına olumlu cevap verilmesine rağmen son müzekkereye sahte olduğuna dair cevap verildiğini, ancak sahteliğin hangi konuda olduğu Bakanlığın imzası ve mührünün mü sahte olduğu konularında açıklama bulunmadığını, konsolosluğun davacının hizmet belgesini onayladığına dair sayman mutemedi alındısı bulunduğunu belirterek temyiz etmiştir.
Davalı SGK vekili, birleşen davada vekalet ücretinin maktu değil, nisbi olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali, birleşen dosya açısından yersiz ödenen aylıkların istirdadı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı … vekilinin tüm temyiz itirazları, davalı SGK vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Vekalet ücretinin birleşen davanın davacısı SGK Başkanlığı lehine nisbî olarak takdiri gerektiği hususunun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı … vekilinin tüm, davalı kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile,
2. Hükmün 7 numaralı bendinin silinerek hükümden çıkarılmasına yerine, “7- Karşı davada SGK Başkanlığı vekili kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.802,93 TL avukatlık ücretinin birleşen dava davalısı …’dan alınarak birleşen davanın davacısı SGK Başkanlığına verilmesine” yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.