YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6937
KARAR NO : 2023/2283
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2014 tarihli ve 2014/1941 Esas numaralı iddianame ile sanığın cinsel taciz suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü madde uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.11.2018 tarihli ve 14-2015/219806 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Katılanın beyanları doğrultusunda hakkında hüküm kurulduğu, verilen cezayı hak etmediği ve mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın olay günü sabahı oğlunun rahatsızlığı nedeniyle oğlunu Kırşehir Devlet Hastanesine götürdüğü, muayeneden sonra kan verme işleminin bulunduğu yerdeki görevlinin yanına gittiği, görevli memurla konuştuğu sırada sanığın karşıdan katılana kaş göz işareti yaparak telefonunu gösterdiği ve telefon numarasını istediği, katılanın hastaneden ayrılmak üzere asansöre gittiği, bu sırada sanığın da katılanın arkasından asansöre bindiği ve asansörde başka kimsenin bulunmadığı, kapıların kapanmasından sonra sanığın katılana saldırmaya çalıştığı, katılanın “Sen ne yapmaya çalışıyorsun” diyerek iteklediği, sanığın hoşlandığını söyleyip yine telefon numarası istediği ve “Bir kere seni öpeyim” dediği, katılanın da zaman kazanmak için “Tamam dur asansör açılacak biri görmesin” diye cevap verdiği, asansör açılınca da hemen polisi aradığı, bu şekilde sanığın cinsel tacizde bulunduğu ve olayın bu şekilde gerçekleştiği tüm dosya kapsamından ve katılanın beyanından anlaşılmış olup; sanığın, katılanın kucağında çocuğuyla savunmasız halinden faydalanarak vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda sanığa hakkında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır. Sübuta eren suç yönünden cinsel saldırı suçunun asansör içerisinde gizli bir ortamda vücut dokunulmazlığının ihlali şeklinde gerçekleştirilmiş olması nedeni cinsel taciz suçunun cinsel saldırı suçuna dönüştüğünden sanığın suç işlemeye yönelen amaç ve kastının yoğunluk olarak fazlalığı yönünden alt hadden uzaklaşılarak ceza tesisi ile sanık lehine cezayı hafifletecek takdiri nedenler bulunmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6724 soruşturma numarasıyla sanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan dava sonucunda İlk Derece Mahkemesi sanığın 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince mahkumiyetine karar vermiş ise de; iddianame anlatımı ile mahkemenin kabulünde geçen “Sanığın mağdureye saldırdığı” ifadesinin açıklık içermediği anlaşılmakla, sanığın mağdurenin vücut dokunulmazlığını ne şekilde ihlal ettiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmesinde zorunluluk bulunması gerektiğinden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Gerekçeli karar başlığında suçun “Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı” olması gerekirken “Cinsel taciz” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
3. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede hükmün onanmasını isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.