YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1530
KARAR NO : 2023/3276
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2528 E., 2022/1766 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/614 E., 2022/449 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, yurtdışı borçlanması sonrası 01.02.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 01.02.2016-20.07.2018 tarihleri arası ödenmeyen aylıkların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, sigortalının yurtdışında ilk işe giriş tarihi 01.06.1990 tarihi olduğundan 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin (A) ve (B) bentlerine göre yaşlılık aylığından yararlanma şartlarının 20 yıllık sigorta süresi 47 yaş ve 5450 gün veya 3600 gün 58 yaş olduğunu, sigortalının 3600 günden emekli olmayı seçtiğini ve 58 yaşını doldurduktan sonra kuruma 07.06.2018 tarihinde kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiğini, kurumun sigortalının talebine istinaden emeklilik şartlarının yerine getirildiği 01.07.2018 tarihi itibariyle maaş bağladığını, bu haliyle davacının müvekkili Kurum’dan bir alacağı bulunmadığını, kurumun mevzuata uygun hareket ettiğini ve tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “davacının yaşının 10.05.2018 tarihinde doldurmuş olması sebebiyle davalı kurumun yaptığı işlemin doğru olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazında davacının 56 yaşında yaşlılık aylığına hak kazanması gerektiğini beyan etse de Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçladırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 13/ç maddesi gereği değerlendirilen sürelerin aylık bağlanmasında dikkate alınabilmesi için kuruma yazılı başvuruda bulunması gerekmektedir. Davacı davalı kuruma 02.10.2015 tarihinde başvurmuş (yaşlılık aylığına hak kazanması şartları 24.05.2014 sonrası oluşmuş) bu sebeple de davacı 58 yaşında emekliliğe hak kazanmıştır. Bu sebeplerle davacının bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddi gerekmişti.” gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, bütün koşulları sağlayan davacının, emekliliğe hak kazanabilmesi için yazılı başvuruda bulunma zorunluluğunun hakkaniyete aykırı olduğunu, bu itibarla Kanun’da aranan diğer şartları gerçekleşmiş olmasına karşın emekliliğe hak kazanabilmesi için yazılı başvuruda bulunma kriterinin ölçülü ve adil olmadığını, dolayısıyla işbu kuralın Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere uygun düştüğünün kabul edilemez olduğunu, netice itibariyle, yerel mahkemenin davanın reddi yönündeki istinafa konu işbu kararının; hukuka, kanuna, adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu belirterek mahkemece verilen kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında 23.11.1988-01.01.2000 tarihleri arası yurt dışı çalışma sürelerini borçlanarak tahakkuk ettirilen borçlanma bedelini 11.01.2016 tarihinde ödediği, 07.06.2018 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiği, davacıya 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının sigorta başlangıç tarihinin Almanya sigorta giriş tarihi olan 23.11.1988 olduğu, 506 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte (23.05.2002) davacının 23.11.1988-23.05.2002 tarihleri arası 13 yıl 6 ay hizmetinin bulunduğu, 506 sayılı yasanın geçici 81/C-ba maddesi gereğince gereğince davacıya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi şartlarının 15 yıl hizmet 56 yaş ve 3600 gün prim olduğu, davacının 07.06.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunması nedeniyle bu tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına yönelik kurum işleminde hata bulunmadığı, davacının 07.06.2018 tarihinden önce yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin bir talebinin olmadığı, yaşlılık aylığı bağlanması koşullarının oluşmasının otomatik bir emekliliği doğurmadığı, tahsis talebinin de gerektiği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurtdışı borçlanması sonrası 01.02.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 01.02.2016-20.07.2018 tarihleri arası ödenmeyen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un 1 ve 5 inci, 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.