Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16567 E. 2023/4233 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16567
KARAR NO : 2023/4233
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen kararların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2020 tarih ve 2020/10675 Esas sayılı iddianamesiyle cinsel taciz ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli, 2020/1023 Esas, 2020/700 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen eylemlerin nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs hükümlerini oluşturabileceği gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli, 2020/696 Esas, 2021/469 Karar sayılı kararı ile cinsel taciz ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.

4. Kararın sanık müdafii, mağdure vekili, Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine, duruşma açılarak Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli, 2021/1704 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararı ile sanık müdafii, mağdure vekili ile Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının reddi, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüyle sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinin kaldırılmasına karar verilerek, şikayetçi …’ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; mağdure …’ya yönelik eylemi nedeniyle ise 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi; şikayetçi ile mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanları olduğu, aile içi huzursuzluktan kaynaklı olarak şikayette bulunulduğu, tüm deliller ve sanığın samimi savunmaları dikkate alınarak beraatine karar verilmesine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın şikayetçinin öz oğlu, mağdurenin ise öz ağabeyi olduğu ve olay tarihlerinde aynı ikamette birlikte yaşadıkları, 11.08.2020 günü akşam saat 20.00 sıralarında sanığın duş almak amacıyla banyoya girdiği, annesi şikayetçiye seslenerek sırtını liflemesini istediği, şikayetçinin de, “şortunu giyin lifleyeyim” diyerek, banyoda sanığın sırtını lifleyip banyodan çıktığı, bu sırada sanığın üzerinde sadece külotu olduğu, ardından sanığın havluya sarılarak şikayetçiye bulunduğu odaya girerek kendisine bir sigara yakıp vermesini ve yanına oturmasını istediği, yanına oturan şikayetçiye ” Sen menopoza girdin mi ?” dediği, şikayetçinin de “terbiyesizlik yapma sen ne biçim konuşuyorsun” demesine rağmen sanığın annesine hitaben “gel yanıma , kimseye söylemem” dediği bu sırada üzerinde bulunan külotu indirmeye çalıştığı, bunun üzerine şikayetçinin sanığın yanından ayrılıp evin anahtarlarını da alarak evden çıktığı, evden çıkan şikayetçinin polisi arayarak yaşanan olayı bildirdiği, bu olaydan yaklaşık beş altı ay önce de sanık ile mağdure ve şikayetçinin evde bulundukları sırada akşam saatlerinde şikayetçinin bir komşusuna ziyarete gitmek amacıyla evden çıkacağı sırada annesiyle gitmek üzere hazırlanan mağdure için şikayetçiye ” … evde kalsın bana çay hazırlasın çayı hazırladıktan sonra gitsin” demesi üzerine şikayetçinin mağdureye çayı hazırlamasından sonra komşuya gelmesini söyleyip evden ayrıldığı, evde yalnız kalmalarının ardından sanığın kız kardeşi mağdureye ” Ben senin ağabeyinim benim senden bazı isteklerim olabilir bu benim hakkım, ben seni anlayabiliyorum bazen ihtiyaçların olabilir , ben giderebilirim” dediği ve mağdurenin cinsel bölgesini açmasını istediği, mağdurenin göğüslerini ve cinsel organını görmek istediğini belirttiği, bunun üzerine mağdurenin sanığın yanından ayrılmak için ayağa kalktığı sırada sanığın mağdurenin kalça kısmına elbisesinin üzerinden tokat atar şekilde dokunduğu ve henüz okul kıyafetlerini çıkarmamış olan mağdureye ” git üzerine rahat bir şey giy” dediği, sanık ağabeyinin bu hareketlerinden tedirgin olan mağdurenin evden çıkarak annesinin yanına gittiği, yaklaşık yarım saat sonra da sanığın mağdureye mesaj atmak suretiyle” ben seni denemek istedim, sen çok dürüstsün” dediği, olayı 11.08.2020 günü adli makamlara intikal ettirdiği anlaşılan olayda; sanığa iftira atmasını gerektirir şekilde aralarında husumet bulunmayan mağdure ve şikayetçinin aşamalarda değişmeyen, özü itibariyle benzer mahiyetteki beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı, kolluk tutanakları, tanık beyanları, sanığın kaçamaklı beyanları nazara alındığında sanığın savunmalarının suç ve cezadan kurtulmaya dönük olduğu değerlendirilmekle itibar edilmemiş, sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabulüyle, cinsel taciz ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Şikayetçi ve mağdurenin şikayetten vazgeçmelerine rağmen, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli, 2021/1704 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.