YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10427
KARAR NO : 2022/17145
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında, … … tarafından verilen 13.05.2018 – 2018/İHK-3566 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalıya yapılan başvurunun başlangıçta kabul edildiğini ve 101.987,00 TL ödeneceğinin bildirildiğini, ancak sonrasında dava dışı sürücü ile davacının savcılık aşamasında uzlaşması nedeniyle davalının ödemeden vazgeçtiğini, her ne kadar 40.000,00 TL’ye uzlaşma sağlanmışsa da bunun sadece 2.000,00 TL’sinin müvekkiline ödendiğini, buna dair savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, tamamı ödense dahi davalının kalan 61.987,00 TL’yi davacıya ödemesi gerektiğini, davacının hak ettiği tazminatın tekrar hesaplanması için sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğunu belirterek, uğranılan zararın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin kısmen kabulü ile 50.744,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 25.10.2017 tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara taraflarca itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile … kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 90.830,20 TL sürekli maluliyet tazminatının 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nun 254. maddesinde “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.(2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci
fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. 253/19. bendinde ise “… Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma tutanağı düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir.
Somut davada; 06.11.2016 tarihinde kazanın gerçekleştiği, yolcu konumundaki davacının yaralandığı ve trafik sigortası bulunmayan … plaka sayılı araç sürücüsü Remzi Yıldız’ın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davaya konu olay nedeniyle soruşturma dosyasında bulunan 12.12.2016 tarihli uzlaşma tutanağına göre davacı/müşteki, şüpheli maddi talebim olan 40.000,00 TL’yi karşıladı bu sebeple ben de uzlaşmak istiyorum şeklinde beyanda bulunmuş, şüphelinin de uzlaşmayı kabul etmesi üzerine taraflar arasında uzlaşma sağlanmış, Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1286 sayılı soruşturma dosyasında taraflar arasında uzlaşma sağlandığı için kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair 12.12.2016 tarihli karar verilmiştir. Davacının tahkime yapmış olduğu başvuru ise 30.10.2017 tarihlidir ve uzlaşmadan sonradır. Bu durumda, davacının uzlaştığı şahsın uzlaşılan bedeli ödemediği iddiası ile ilgili olarak CMK.’nın 253/19. maddesi gereği işlem yapma hakkı bulunmakta olup uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve uzlaşmanın sağlandığı, uzlaşma tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediği anlaşılmasına göre, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.