Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/1871 E. 2023/3457 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1871
KARAR NO : 2023/3457
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2535 E., 2021/2049 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/138 E., 2021/368 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, davacıların murisi …’in 13.05.2016 tarihinde davalı şirkete ait Safir Konutları isimli işyerinde (İnşaat alanı) boya ve dekorasyon işçisi olarak çalışırken inşaatın 10 uncu katından çalışma esnasında zemine düştüğünü ve hayatını kaybettiğini, geriye eşi … ile kızı …’in kaldığını, davacıların aile reisleri olan ve evlerinin geçimini sağlayan müteveffanın ölümü ile dayanılmayacak elem, keder, ızdırap içinde kaldıkları gibi ömürleri boyunca faydalanacakları destekten yoksun kaldıklarını, olayın meydana gelmesinde müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı işverenlerin tamamen kusurlu olduğunu, işverenlerin işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için belirtilen şartları yerine getirmek, araçları noksansız bulundurmak, gerekli olanı yapmakla yükümlü olduğunu, işbu ölümlü kaza sebebiyle tüm aile fertlerinin derin üzüntü çektiğini ve manen yıprandıklarını beyanla, davacıların uğradıkları manevi zararın tazmini amacıyla … için 150.000,00 TL, … için ise 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, davacıların …’in desteğinden yoksun kaldıkları için taleplerini artırmak ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı tutularak 500,00’er TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, kazanın meydana geldiği Safir Konutları D blokta kain belgesinin verilmesi için Belediye Başkanlığı’na müracaat edildiğini, kazanın meydana geldiği blokta kazanın meydana geldiği tarih itibariyle davalının herhangi bir inşaat faaliyeti bulunmadığı gibi o gün itibariyle müteveffaya yapılan bir görevlendirmenin de olmadığını, davalının iş güvenliği kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, herhangi bir görevlendirme bulunmaksızın müteveffanın neden ve niçin kazanın meydana geldiği yerde bulunduğu anlaşılmayan kaza nedeniyle davalı şirkete atfı kabil bir kusur bulunmadığından açılan davanın reddini talep ettiklerini, yaşanan olayın son derece üzücü olduğunu, istenilmemekle birlikte talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş talebe muhtevi bulunduğunu beyanla, iş kazasının meydana geldiği alandaki inşaat faaliyetinin bitmesi ve müteveffaya yapılan herhangi bir görevlendirmenin bulunmaması sebebiyle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; 1-) Davacı … için maddi tazminatın 253.774,21 TL tespiti ile taleple bağlı kalınarak 226.889,85 TL maddi tazminatın 13.05.2016 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-) Davacı … için 53.930,87 tl maddi tazminatın 13.05.2016 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-) Davacı … için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin 13.05.2016 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-) Davacı … için 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin 13.05.2016 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf sebeplerinde özetle; kusur durumunun hatalı belirlendiğini, dava dilekçesinde ücrete ilişkin bir açıklama bulunmadığı, ücretin asgari ücret üzerinde belirlenmesinin hatalı olduğunu, …’in dosyaya sunmuş olduğu dilekçede öleninin kendi inisiyatifi ile kaza mahaline gittiğini belirttiğini ayrıca …’in olayda sorumluluğunun bulunduğunu, kazazedenin …’in çalışanı olduğunu, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur, ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’un 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

2.Dosya içeriğine göre davacı … lehine İlk Derece Mahkemesince 53.930,87 TL maddi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli kararında da davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve bu tutarın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından davacı … yönünden maddi tazminat ile davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat talepleriyle ilgili, temyiz dilekçesinde ayrı ayrı ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalı vekilinin, davacı … lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin, davacı … lehine hükmedilen maddi tazminat ve her iki davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz istemiyle ilgili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.