YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2391
KARAR NO : 2023/3291
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/523 E., 2022/2524 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/323 E., 2021/651 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili …’a başvurusu ve yasada öngörülen şartlarını taşıması nedeni ile 01.01.2013 tarihli itibarıyla yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurumun denetleme neticesinde müvekkilinin 2011 yılından 147 gün hizmetine ilişkin sahte işyerinde çalışmasının tespit edildiği iddia edilerek yaşlılık aylığının iptal edilerek müvekkiline yaşlılık aylığı olarak ödenen 6.187,00 TL’yi kuruma geri ödemesinin talep edildiğini, davalı kurum tarafında talep edilen miktarın müvekkili tarafından kuruma geri ödendiğini, müvekkilinin 2004-2012 tarihleri arasında Ovela Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’de şirketinde aralıksız çalıştığını, davalı kurumun sahte işyeri olarak kabul ettiği 2011 yılındaki günlerde de Ovela Tekstil’de aralıksız bir şekilde çalıştığını, Kurum tarafından sahtelik iddiası olan dönemde müvekkilinin bir fiil çalışması olduğundan davalı kurum tarafından emekliliğin iptali işleminin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işlemin iptaline, yeniden yaşlılık aylığının bağlanmasına ve kurum tarafından müvekkilden tahsil edilen miktar ile müvekkiline ödenmeyen aylıklarının müvekkiline yasal faiziyle geri ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalılık tescili ve aylık bağlama konusunda yasal düzenleme ile yetkilendirilen müvekkil Kurum müfettişlerince yapılan saptama ve düzenlenen rapora dayanılarak yapılan iptal işlemine Kurumun yetkili olduğunu, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin yemin hariç her türlü delile dayanabileceğini, düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, gerek 506 sayılı gerekse de 5510 sayılı Kanun’da “bildirge ve bordro vermenin fiili çalışmayı kanıtlamayacağının düzenlendiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu doğrultuda olduğunu, yani davacının bu işyerindeki çalışmasının fiili olduğu ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya arasında bulunan vergi tekniği raporunda davacının iptal edilen sigortalılık süresinde işvereni olarak kayıtlarda yer alan … isimli işverenin davalı şirket ile arasında mal ve hizmet alımından kaynaklı ilişki bulunduğu, yapılan teftiş ile açıkça tespit olunmuştur. Bu halde aralarında bağ bulunan şirket ile şahsın sigorta bildirimleri yönünden tanık anlatımlarında ifade edildiği gibi kurum nezdinde gerçeğe aykırı bildirim yapmalarına imkan tanıyan ticari ilişkilerinin varlığı kabul edilmiştir. Bu iki işverenin faaliyet adreslerinin … ili, Kağıthane ilçesi, Seyrantepe Mah. dahilinde olduğu, her iki işverenin tekstil alanında faaliyet sürdürdükleri bu halde işverenler arasında bu hususlarda da bağlantı bulunduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Davacının çalışmasının varlığına yönelik beyanlarına itibar edilebilir bordrolu tanık anlatımları yeterli görüldüğünden sigortalılık süresinin tespitine karar vermek gerekmiş olduğu, davacı sigortalılık iptali ile kaybettiği aylık şartlarını tespit istemi ile birlikte yeniden kazanmış olup, baştan itibaren şartları taşıyan davacının aylığının kesilmesine ilişkin kurum işlemi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiği gerekçesiyle,
Davacının davasının kabulüne,
Davacının davadışı “Ovela Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.” ünvanlı işyerinde dava konusu fiili çalışması olduğu kanaatine varılarak 04.04.2011 – 31.08.2011 tarihleri arasında 1135423.34.02 sigorta sicil numaralı dava dışı işyerinden kuruma bildirilenler dışında
04.04.2011 – 30.06.2011 döneminde 87 gün ve günlük 26,55 TL kazançla
01.07.2011 – 31.08.2011 döneminde 60 gün ve günlük 27,90 TL kazançla
Olmak üzere toplam 147 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine,
Davacının yaşlılık aylığının iptaline yönelik kurum işleminin iptaline,
Davacıdan istirdat edilen ve mahrum kalınan aylıkların istirdat ve ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
“…” isimli 1159876 sicil numaralı işyerindeki 2011/4,5,6,7,8 inci aylardaki toplam 147 günlük bildirim ise bu işyerinin sahte çıkması nedeni ile iptal edildiğini, kurumun bildirilen çalışmaları kurum, denetleme sonucuna kadar sahte olup olmadığını bilme şansına sahip olmadığını, davacının yapması gereken şey, öncelikle çalıştığını iddia ettiği dönemlere ilişkin olarak usulüne uygun ” hizmet tespit davası açmak” ve kazanırsa hizmet tespiti ile ilgili kesin kararı kuruma tescil ettirmek, eksik günlerini tescil ettirdikten sonra da kuruma başvurarak yaşlılık aylığının bağlanmasını talep etmek ve eğer bu işlemlerden sonra kurumca talebi reddedilirse bu red üzerine iptal ve yaşlılık aylığı bağlanması için dava açmak olduğunu, işyeri sahibi … isimli şahısta davaya dahil edilerek açıklayıcı bilgiler alınması gerektiğini, kurum, teftiş raporuna kadar, kendisine bildirilen çalışmaların sahte olup olamayacağını bilemeyeceği için herhangi bir kusur ve hatası bulunmayan kurum aleyhine yargılama masrafı ve ücreti vekalete hükmedilmemesi gerektiğini, Kurum müfettişlerince düzenlenen raporların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, aksinin yazılı delille ispatlanabileceği kararlaştırıldığını, kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, istinaf talebinin kabulu ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep ile istinaf talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı Kurum tarafından iptal edilen ve davalı şirkette geçen 04.04.2011-31.08.2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işlemin iptaline, yeniden yaşlılık aylığının bağlanmasına ve kurum tarafından davacıdan tahsil edilen miktar ile davacıya ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle geri ödemesine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.