YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7542
KARAR NO : 2023/4338
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/350 (E) ve 2016/308 (K)
SUÇ : Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek
HÜKÜM : Beraat, Şikayet Hakkının Düşürülmesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 27.08.2015 havale tarihli dilekçesi ile; 28.07.2015 tarihinde şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde hacze gidildiğini, şirketin adreste bulunmadığını, ticaret siciline durumu bildirmediğini ve mal beyanında bulunmadığını belirterek, bu yükümlülüğe uymayan sanıklar hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 337/a ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz istemi, suçun öğrenme tarihinin 28.07.2015 tarihi olduğu, şikayetin süresi içerisinde yapıldığı, gerekçeli kararda fiilin işlenme tarihi olarak …İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılmış müzekkerenin cevabi yazısının esas alındığı ancak, …Vergi Dairesinin yazısında re’sen terk işleminin
30.04.2015 tarihinde yapıldığının belirtildiği, mahkemece bu konudaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, gerekçeli kararda sanık …’in şirket yetkilisi olmadığı belirtilerek, sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği, ancak şikayet dilekçesinin ekinde de sunulan 18.02.2013 tarihli sanıklara ait şirkete ait ticaret sicil gazetesi örneğinden de anlaşılacağı üzere, sanık …’in ortaklar kurulunda imzasının bulunduğunun açıkça görüleceği, bu nedenle mahkemenin sanık … hakkında vermiş olduğu beraat kararının da usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanıklar vekilinin temyiz istemi, verilen kararın vekalet ücreti yönünden yasaya aykırı olduğu, kararda sanık …’in şirket yetkilisi olmaması sebebiyle beraatine, … ve … hakkında şikayet hakkının düşürülmesine karar verildiği, sanık … hakkında farklı, sanıklar … ve … hakkında farklı sebeplerle karar verilmiş olduğu, bu nedenle iki farklı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 337/a ıncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran bir nedenin de olmadığı, suç tarihi olan borçlu şirket hakkında resen terk işlemi yapılan 30.04.2015 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar sanıklar hakkında zamanaşımını kesen herhangi bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 30.04.2023 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekili ile sanıklar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.