YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19378
KARAR NO : 2023/3386
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İdil Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2014 tarihli ve 2014/274 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın atılı tehdit suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. İdil Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararı ile; ek savunma hakkı verilmek suretiyle sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesiyle 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.10.2020 tarihli ve 14-2016/163708 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Atılı suçu işlememesi karşısında beraat kararı yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü katılan mağdure …’in eğitim gördüğü kuruma gitmek üzere ikametinden çıkarak yürüdüğü sırada daha önceden tanışıklığının bulunduğu sanığın adı geçeni takip ederek devamında yanına yaklaşarak ”Gel seni dağa götürecem eğer gelmek istemezsen seni gördüğüm yerde tecavüz edip kirleteceğim” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine katılan mağdure …’in, babası katılan …’ı arayarak durumu bildirmesi üzerine kolluk kuvvetlerine intikal olan olayla ilgili mahkemesince yapılan yargılama neticesinde eylemin izah olunduğu şekilde meydana geldiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, cinsel dokunulmazlığa karşı haksız saldırıda bulunacağını bildirir söylemlerin cinsel … ve isteklerini tatmin etme amacı taşımaması karşısında mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Mahkemesince, sanığın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile anılan suçtan hüküm kurulmasına karşın gerekçeli karar başlığında suç adının “Tehdit” olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemeştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İdil Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.