YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7119
KARAR NO : 2023/3213
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yozgat 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2019 tarihli ve 2019/51 Esas, 2019/12 Karar Sayılı Kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/114 Esas, 2019/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan kısmen re’sen de istinafa tabi hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun da aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca yapılacak indirimin 12 yılı geçemeyeceği nazara alınarak hüküm fıkrasındaki yanılgılı uygulamanın çıkartılması ve yerine doğru uygulama eklenerek sonuç cezanın 10 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, katılan Bakanlık vekili, sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/19939 Esas, 2021/8545 Karar sayılı kararı ile sanık ile suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki hata savunmaları karşısında, hata hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi, kabule göre mağdureye karşı oral yoldan organ sokma eyleminin zorla gerçekleştirildiği hususuna mağdurenin soyut ve çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temel cezaların artırılması, sanığın olay günü on dört yaşındaki mağdureyi cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen bir neden olmaksızın cinsel amaçla arabasına alarak dolaştırdığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gereğince mahkumiyetinin gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Yozgat 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/299 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında atılı suçlardan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunun dosya arasında bulunan fotoğraflardan tespit edildiğine, suça sürüklenen çocuk ile sanığın hata hükümlerinden istifade edemeyeceğine, bu durumda mağdurenin ayrıntılı beyanları ile sanık ve suça sürüklenen çocuğun birbirlerini suçlar nitelikteki cinsel istismarın gerçekleştiğini gösteren savunmaları nazara alınarak cezalandırma yoluna gidilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin şikayetini geri almasının yaşadığı baskıların sonucu olduğuna, mağdure ile sanık ve suça sürüklenen çocuğun ilk ifadeleri esas alınarak mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “…her ne kadar sanık … *******’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından SSÇ Yasinin ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de; olay tarihinde mağdurenin 14 yaş 10 aylık olduğu, 15 yaşını doldurmasına 2 ay kaldığı, mağdurenin SSÇ ve sanıkla olay günü tanıştıkları, birbirlerini ilk kez olay günü gördükleri, olay günü öncesinde telefonla ya da yüz yüze görüşmedikleri, tanık polis memuru … *********’ın “Yasin isimli çocuğun yanında takılan üniversiteli olduğunu düşündüğüm bir bayan şahsı fark ettim” şeklindeki ifadesiyle mağdurenin üniversite öğrencisi olduğunu düşündüğünü beyan ettiği, sanık ve SSÇnin; mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüklerini, mağdureye bakıldığında da fiziki olarak 15 yaşından büyük gösterdiğini ifade ettikleri, mağdurenin aldatıcı beyanda bulunarak yaşını SSÇ Yasin’e 21 olarak söylediği, mağdure yaşını büyük söylediği ve yaşından büyük göründüğü için SSÇ ve sanığın mağdurenin yaşını bilebilecek durumda olmadığı, olay tarihinde mağdurenin gerçek yaşının SSÇ ve sanıklarca bilinmediği, mağdurenin yaşı konusunda SSÇ ve sanığı yanılttığı, SSÇ ve sanıkça mağdurenin yaşının 15 yaşından büyük olarak bilindiği, mağdurenin görünüm itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılmadığı, mağdurenin olaydan sonra Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2018 tarihli talimat duruşmasında ifadesi alındığı esnada yapılan kayıtlar mahkememizce izlendiğinde; mahkememiz gözlemine göre mağdurun görüntü kayıtlarında 15 – 16 yaşlarında gösterdiğinin değerlendirildiği, bu nedenlerle mağdurenin yaşına dair SSÇ ve sanığın savunmalarının itibar edilebilir olduğu, TCK’nın 30. maddesindeki hata hükümlerinden sanığın ve SSÇ nin yararlanmasının mümkün olduğu anlaşılmış, sanık ve SSÇnin mağdurenin yaşı konusunda hataya düştükleri mahkememizce kabul edilerek, sanık ve SSÇ hakkında TCK.30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir…” şeklindeki gerekçeyle suça sürüklenen çocuk ile sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştükleri kabul edilerek atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığından bahisle beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, suça sürüklenen çocuk ve sanığın mağdurenin yaşı hususunda hata düştüklerine yönelik dosya kapsamındaki delillerle örtüşen gerekçeye ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yozgat 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/299 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.