Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/23854 E. 2023/4257 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23854
KARAR NO : 2023/4257
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin, 05.06.2013 tarihli ve 2012/257 Esas, 2013/236 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

2. Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin, 05.06.2013 tarihli ve 2012/257 Esas, 2013/236 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ve mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2015/7440 Esas, 2019/10283 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası yönünden davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, bu nedenle hem bu suç hem de bu suçla bağlantılı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/256 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Eyleme bütün maddeler uygulanmadan bir kısım hükümler yönünden lehe aleyhe değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
İlgili yasa hükümleri incelendiğinde zamanaşımı süresinin henüz dolmadığının anlaşılacağına, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun, 12.08.2012 tarihinde mağduru kestirme yoldan eve götürmek bahanesiyle boş bir arsaya götürdüğü, burada mağdurun şortunu ve kilodunu çıkarıp, mağdurun anüs bölgesine, kendi cinsel organını sürterek, üzerine atılı olan çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.

2. Mahkeme, “…Suç tarihi olan 12.08.2012 den sonra yürürlüğe giren 6545 ve 6763 sayılı yasalar ile TCK ‘nın 103. maddesinde yapılan değişiklikten önce, anılan maddede iddianameye konu TCK 103/1 de düzenlenen cinsel istismar suçu ile ilgili üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaklarının belirtildiği, yargılamanın daha lehe olan değişiklikten önceki haline esas alınarak yapıldığı, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin (olağan zamanaşımı) suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk için; 5237 sayılı TCK’nın 31/2, 66/1-d, 66/2 66/2-a maddesi gereğince 7 yıl 6 ay , TCK’nın 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımının ise 10 yıl 15 ay olduğu tespit olunmuştur. İddianameye konu TCK 109/1-3(f), 5 de düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili TCK 109/1 uyarınca bir yıldan beş yıla hapis cezası ile cezalandırılacaklarının belirtildiği, TCK 109/3(f) ve TCK 109/5 maddeleri dikkate alınarak cezanın üst sınırının 15 yıl hapis cezası olduğu, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin (olağan zamanaşımı ) suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk için; 5237 sayılı TCK’nın 31/2, 66/1-d, 66/2 66/2-a maddesi gereğince 7 yıl 6 ay , TCK’nın 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımının ise 10 yıl 15 ay olduğu tespit olunmuştur. Mevcut dosyamızda dava zamanaşımı kesen ve durduran sürelerin değerlendirildiği, suç tarihinin 12/08/2012 olduğu, suça sürüklenen çocuğun mahkemece ilk sorgusunun yapıldığı tarihin 02/10/2012 olduğu ve bu suretle son dava zamanaşımını kesen tarihin 02.10.2012 olduğu tespit olunmuştur. Olağan zamanaşımı süresinin de 7 yıl 6 ay olduğu dikkate alınarak; son zamanaşımını kesen tarih olan 02/10/2012 tarihine 7 yıl 6 ay eklenerek ulaşılan 02.04.2020 tarihi itibari ile olağan zamanaşımının dolduğu anlaşılmakla; olağan zamanaşımının gerçekleşmesi sebebiyle atılı suçlardan aşağıdaki şekilde düşme kararı verilmiştir…” şeklindeki kabul ve gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. On iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi; 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hatlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.10.2012 tarihli sorgu olduğu kabul edilerek bu tarihten, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında 7 yıl 6 aylık yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu kabul edilerek kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/256 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle düşme hükümlerinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.