YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2719
KARAR NO : 2023/7064
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/48 E., 2016/48 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 12.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2.Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli, 2015/48 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararı ile sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafii 15.02.2016 havale tarihli dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi bildirmemiş ve sonrasında da dilekçe sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanık ile katılanın aynı hastanede tedavi gördükleri sırada sanığın, katılanın bazı ihtiyaçlarını karşılaması için kendisine verdiği Garanti Bankasına ait kredi kartını, kendi ihtiyaçları için de kullanarak farklı tarihlerde para çektiği iddiasına ilişkindir.
2.Katılana ait Garanti Bankası 5549 **** **** 6035 numaralı kredi kartı kullanılarak 18.04.2014 de 1.500, 05.05.2014 de 1000 TL para çekimi yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3.Tanık G.T alınan ifadesinde “Katılan ve sanık … ile birlikte hastanede tedavi gördüğünü, yattıkları bölümde sadece sanık …’nun dışarı çıkmasına izin verildiği için, ihtiyaçlarını sanık vasıtası ile temin ett,ikleri, katılanın da sanığa kartını verdiğini, dışarıya çıkan sanığın ihtiyaçları karşıladığını fakat daha sonra kendine bir cep telefonu alarak geldiğini, bu nedenle müştekinin hesabından para çekmiş olduğu kanaatine vardığını” beyan etmiştir.
4.Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli kararı ile sanığın, akıl zayıflığı nedeni ile kısıtlanmasına, babası Nurettin Yurtlu’nun vasi olarak atanmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
Sanık müdafinin temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli kararı incelendiğinde, kısıtlanma sebebinin, Türk Medeni Kanununun 406 ncı maddesi gereğince, sanığın elde ettiği maaş gelirine oranla çok fazla borç altına girmesi gerekçesine dayandığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 25.12.2014 tarihli raporu ile, sanığın akıl sağlığının yerinde olduğu, bu anlamda vasi tayinine gerek olmadığı tespit edildiğinden dolayı ise; Türk Medeni Kanununun 405 inci maddesine dayalı kısıtlama talebinin reddine karar verildiği görülmekle, tebliğnamenin, sanığın, Türk Ceza Kanununun 32 nci maddesi anlamında, suç tarihinde cezai ehliyetinin olup olmadığının araştırılması gerektiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır
B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanık ile katılanın, aynı dönem Ankara GATA Askeri Hastanesinde tedavi gördükleri ve aynı odada kaldıkları, katılanın hastanede psikolojik tedavi görmesi nedeniyle hastane dışına çıkamadığı, sanığın ise tedavi görmesine rağmen hastane dışına çıkma imkanı olduğu, bu nedenle katılanın bazı ihtiyaçlarını karşılaması için Garanti Bankasına ait kredi kartını sanığa verdiği ancak sanığın kartı katılanın bilgi ve rızası dışında kullanarak 18/04/2014 tarihinde 1500 TL, 05.05.2014 tarihinde 1000 TL para çektiği, sanık her ne kadar savunmasında “Çektiği paraları katılana verdiğini” belirtmiş ise de, ayrıca katılandan borç aldığını söyleyerek çelişen beyanlarda bulunduğu, tanık G.T anlatımlarının da katılan iddialarını doğruladığı anlaşılmakla mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
C.Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli, 2015/48 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde tarihinde karar verildi.