Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2045 E. 2023/2879 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2045
KARAR NO : 2023/2879
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3194 E., 2022/2901 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/287 E., 2020/2 K.

Taraflar arasındaki diğer davalı … adına yapılan bildirimlerin davacıya ait olduğunun tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Kurum nezdinde ilk sigortalılık giriş tarihinin 15.11.1984 olduğunu ancak Kurum kayıtlarında müvekkilinin sigortalılık girişinin hatalı kaydedildiğini, müvekkilinin 01.07.1994 – 31.12.1995 ve 15.06.1996 – 31.12.1997 tarihleri arasındaki hizmetlerinin SGK sicil kayıtlarında sehven yapılan bir işlem sonucu, dava dışı …’nin hizmet dökümüne kaydedildiğinin tespit edildiğini belirterek somut gerçeklikle bağdaşmayan davalı Kurum kayıtlarının müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 15.11.1984 olarak düzeltilmesine, sigortalılık sürelerine ilişkin davalı Kurum’un hatalı işleminin düzeltilmesine, dava dışı …’nin hizmet cetveli ile iç içe geçen hizmet kayıtlarının maddi gerçekliğe uygun olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının ileri sürdüğü iddialarında kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının Kurum kayıtlarına eş değer nitelikte kayıtlarla iddialarını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı, davacının çalışmalarının kendi sicilinde görünmesi ile ilgili bilgisi olmadığını, böyle bir yanlışlık varsa Kurumdan kaynaklandığını belirterek gerekli kararın verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Dosya kapsamı ve Mahkemenin gerekçesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun kapsamında diğer davalı adına yapılan bildirimlerin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.