Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/309 E. 2023/1317 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/309
KARAR NO : 2023/1317
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/618 E., 2022/1591 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Batı 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/170 E., 2017/243 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş; karar feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş olup Dairemizce incelenmeden Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkemesine iade edilmiştir.

Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.06.2013-31.10.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.

Fer’i Müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde yetki, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazlar ile zaman aşımı defi yapılmış sayılarak haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2015 tarihli 2015/75 E -2015/174 sayılı kararı ile “Mahkememize davacı tarafından açılan bu davada 5521 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca yetkili bulunmadığımız anlaşılmakla, HMK 5, 19/1, 114/1-ç, 115/1-2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine”, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 29.06.2015 tarih ve 2015/12074 E -2015/14893 sayılı kararı ile; “Somut olayda, kesin yetki kuralının bulunmadığı davayla ilgili olarak; davalı Kurum vekilinin süresi içerisinde cevap dilekçesi verdiği, ancak cevap dilekçesinde aynı zamanda cevap verme süresinin uzatılmasını talep ettiği ve yetki itirazının yapılmış sayılmasının istenildiği, Kurum vekilinin yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmediği, bu nedenle ortada usulüne uygun bir yetki itirazının bulunmadığı, mahkemece yetki itirazının da Kurum vekiline açıklatılmadığı anlaşılmakla; mahkemece yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/10-1153 E. 2013/245 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.

Mahkemece yapılacak iş, davalı Kurum vekilinin cevap dilkeçesinde ileri sürdüğü yetki itirazını açılatmak, usulüne uygun bir yetki itirazı olduğu takdirde sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2016/170 E., 2017/243 K. sayılı kararı Özel Dairenin bozma kararına uyularak, dinlenen davacı … beyanı ve dosya kapsamı itibariyle davacının davalı işyerinde çalıştığı kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne, davacının davalı şirketin www.rotahaber.com adlı internet haber sitesi için 01.06.2013 tarihinden 31.10.2014 tarihine kadar sigortalı olarak asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine,karar verilmiştir.

C. İade Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 14.01.2021 tarihli ve 2020/5754 esas, 2021/228 sayılı kararı ile; “… Somut uyuşmazlıkta, … Batı İş Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı Yargıtay 21.Hukuk Dairesince bozulmuş, Yargıtay dosyadan elini çekmiştir. Bu aşamadan sonra, yetkili mahkeme tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp karar verilmiştir.

Aleyhine kanun yoluna gidilen kararla ilgili olarak Yargıtay’ın esas yönüyle herhangi bir denetimi söz konusu değildir.

Bu itibarla, Mahkemenin esas yönünden verdiği ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi ”İstinaf” olup, görevli merciinin … Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Feri Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; işverence bildirilmeyen çalışmalardan müvekkil kurumun sorumlu tutulması çalışma olgusu Yargıtay kararlarının aksine hiçbir tereddüt ve duraksamaya sebebiyet vermeyecek şekilde kanıtlanamadığı, mahkeme tarafından kısmen kabule dair hüküm tesisi isabetsiz olduğunu gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespitin talep edildiği süre içerisinde davalı işyerinin kanun kapsamında bulunması, dinlenen bordro tanığının davacının çalışmasını doğrulamış olması ve banka kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu,dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2) Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

3. Değerlendirme
Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece, davacının ne iş yaptığına yönelik olarak yapılan tespit yetersizdir. Davacının ne iş yaptığı ,taraflar arasında sözleşme olup olmadığı ,yaptığı işin tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğu ,birden fazla şirkete hizmet sunulup sunulmadığı ve davacı tarafından yapılan işin eşe yardım niteliğinde olup olmadığının belirlenebilmesi için tanık beyanlarında sözü geçen dava dosyasının getirtilmesi ayrıca başka tanıklar da dinlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi