Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1162 E. 2023/1297 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1162
KARAR NO : 2023/1297
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1344 E., 2022/2298 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Batı 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/28 E., 2021/39 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 01.09.2003-01.12.2014 tarihleri arasında davalının işlettiği Gültepe terzisinde çalıştığını belirterek, bildirilmeyen hizmetlerin tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetle açılmış bir dava olduğunu, davalının 2010 yılında babasının vefatı sebebiyle işletmesini 11.03.2013 tarihine kadar kapattığını, bu tarihten sonra da tadilat konusunda mütevazı bir şekilde çalışmaya başladığını, gerek insaniyet gerekse elektrik masrafı bari çıkar düşüncesi ile davacının haricen dışarıdan aldığı işleri kendi dükkanında zaman zaman tamamlamasına müsade ettiğini, davacının kendi özel işlerini sıklıkla davacının makinalarında yapmaya başladığını ve bunun karşılığında da davalıya cüzi bir miktar bedel ödediğini, zaten az müşterisi olan sokak arası bir terzinin işlerinin azalması ve davacının işlerinin artması sebebiyle 2014 yılında davalının herhangi bir suçlama yapmadan davalının kendi işlerine davacının iş yoğunluğu sebebi ile gerekli zamanı ayıramadığını gerekçe göstererek atölyesini artık kullanmamasını isteyerek davacı ile olan ilişkisini bitirdiğini, davacının bu süreçte sadece davalıya ait dükkanı değil, davalının işlerinin yoğun olduğu ve makinaların çalıştığı dönemde başka terzi dükkanlarında da kendi işlerini yapmak şartı ile çalıştığını, şu an dahi aynı şartlarla vergi kaçırmak sureti ile başka bir dükkan üzerinden iş yaptığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, kamu düzenini ilgilendiren bu davada re’sen araştırma ilkesi doğrultusunda tahkikat yapılarak çalışmanın olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, feri müdahil sıfatı nedeniyle davanın kabulü halinde dahi aleyhe yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Tüm dosya kapsamı toplanan deliller, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 08.07.1998 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığı, 10.04.1999 tarihinden sonra bildirilen hizmet tespitinin bulunmadığı, davacı adına bu tarihten sonra başka iş verenler tarafından hizmet bildiriminde bulunulmadığı, tanık …’ın davacı ve davalının komşusu olması, davalı …’ın Sincan Fatih Mahallesinde terzi iş yerinin olduğu, tadilat yaptırdığı, davacıyı da yaklaşık 10 yıl kadar terzi dükkanında gördüğü, diğer tanık …’ün davalının iş yerinin karşısında iş yerinin olduğu, davacıyı burada çalıştığı için tanıdığı, 2005 yılından itibaren davacıyı orada çalışırken gördüğü, tanık …’un da davacının yaklaşık 9 yıl davalı iş yerinde terzi olarak çalıştığı davacıdan başka çalışan eleman olmadığını beyan ettikleri anlaşılmakla davacının davalıya ait iş yerinde 01.09.2013-01.12.2014 tarihleri arasında çalıştığı kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının 01.09.2013-01.12.2014 tarihleri arasında davalı …’a ait Gültepe Terzisi isimli iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak günün asgari ücreti üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı ve feri müdahil Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının dava konusu dönemde herhangi bir sigortalılığının bulunmadığı, davalının vergi ve oda kaydının bulunduğu, 01.01.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalı olduğu, dinlenen tüm tanıkların davacının davalıya ait terzi dükkanında çalıştığını doğruladıkları, davacının mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığından kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun’a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı … vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. ” gerekçesi ile davalı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve feri müdahil Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun’un 76 ncı maddesi ve 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesi.

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Ayrıca 6100 sayılı Kanun’un “Hükmün kapsamı” başlıklı 297 nci maddenin 2 numaralı bendi ” Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesini içerir.

3.Değerlendirme
İnceleme konusu davada, davacı 01.09.2003-01.12.2014 tarihleri arasında davalıya ait terzi dükkanında terzi olarak çalıştığını ancak bildirilmediğini belirterek hizmet tespiti talebinde bulunmuş, Mahkemesince temyize konu kararın gerekçe kısmında davanın kısmen kabulüne ilişkin herhangi bir gerekçe belirtilmediği halde, davacının 01.09.2013-01.12.2014 tarihlerinde çalışmış olduğu kanaatine varıldığının yazıldığı, hüküm kısmına gelindiğinde ise davanın kabulüne karar verilerek 01.09.2013-01.12.2014 tarihleri arasında çalıştığının hüküm altına alınması nedeniyle kararın talep, gerekçe ve hükmü arasında çelişki oluşmasına sebep olunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,16.02.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.