YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1980
KARAR NO : 2023/3171
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/955 E., 2022/1772 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/197 E., 2020/24 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkil şirket bünyesinde çalışmakta iken makas diye tabir edilen çelik konstrüksiyon profili kesme taşı ile kestiği esnada kesme taşının çıkardığı çapakların gözüne saplanması sonucu iş kazası geçirerek gözünden yaralandığını, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 05.06.2015 tarih ve 2838 nolu meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespitine ilişkin sağlık kurulu kararı neticesinde, davalı …’ın sürekli iş göremezlik derecesinin %34,2 olarak tespit edildiğini ve belirlenen maluliyet derecesinin çok yüksek olduğunu, belirlenen bu oranın gerçeğe uygun şekilde tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalının 21.09.2010 tarihinde, davacının işini yaptığı sırada iş kazası geçirerek gözünden malul kaldığını, bu olaya ilişkin olarak 29.05.2015 tarihinde maddi tazminat davası açmış olduğunu, yine birleştirme talepli olarak 25.05.2017 tarihinde manevi tazminat davası açtıklarını, bu iki dosyanın birleştirilmesine karar verildiğini ve yargılamanın … 2.İş Mahkemesi 2015/1339 E. sayılı dosyasında görüldüğünü, … 2. İş Mahkemesi’nin 2015/1339 E sayılı dosyasında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu tarafından 05.06.2015 tarih 2838 sayı ile verilen Sağlık Kurulu Kararında davalının sürekli iş göremezlik dereci %34,2 olarak belirlendiğini, kendileri tarafından bu orana itiraz ettiklerini, itiraz sonrasında da yeni maluliyet oranının %36 olarak belirlendiğini, davacı tarafın dava ettiği maluliyet oranının hatalı olduğunu, her iki maluliyet oranlarına da dava süreci boyunca süresinde itiraz etmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı …’ın davacıya ait iş yerinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu yaşadığı maluliyetin derecesinin %34,2 olarak belirlendiğini, …’ın itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu 31.07.2015 tarihli kararı ile sigortalının maluliyetinin %36 olduğuna oy birliği ile karar verildiğini, müvekkil kurum tarafından diğer davalıya ait gerekli raporların incelenmesi sonucu maluliyet oranı tespit edildiğini, bu nedenle davacının haksız olarak iş bu davayı açtığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı …’ın 21.09.2010 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu 32984685/101.01.01/2019/42807-1169 sayı ve 14.11.2019/2019 karar nolu kararı gereğince, meslekte kazanma güç kaybı oranının, 20.06.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre % 25 (yirmibeş) oranında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; davalının 21.09.2010 tarihinde, davacının işini yaptığı sırada iş kazası geçirerek gözünden malul kaldığını, … 2. İş Mahkemesi’nin 2015/1339 E. sayılı dosyasında görülen davanın yargılaması sırasında diğer davalı Kurumca maluliyet oranın tespit edilmiş olduğunu, davacının belirlenen maluliyet oranına yapmış oldukları itiraz neticesinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın 3. İhtisas Kurulu ve İkinci Üst Kurulu tarafından müvekkili ile ilgili verilmiş olan maluliyet oranlarını kabul etmediklerini, bu oranlara itiraz ettiklerini, davalının maluliyet oranının %25‘den çok daha yüksek olduğunu, geçirmiş olduğunu, iş kazası nedeniyle müvekkilinin gözünün tamamen görmediğini, dolayısıyla tespit edilmiş olan maluliyet oranının bu haliyle doğru olmadığını, davalının maluliyet oranıyla ilgili raporlar arasında çok büyük bir çelişki bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin yerel mahkeme tarafından giderilmeksizin karar verildiğini ileri sürmüştür.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının maluliyetine ilişkin müvekkili kurumun sağlık sunucuları tarafından yapılan tespitte bir hata bulunmadığını, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporun, dosya ve evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu tanzim edildiğini, davacının maluliyet oranının, sol kolu mühürlenmek suretiyle Kuruma sevkinin sağlanmadan Adli Tıp Kurumu’nun davacıyı bizzat muayene etmeden söz konusu maluliyet oranının belirlendiğini, Adli Tıp Kurumunun raporunun bu yönü ile eksik incelemeye dayandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içindedavalı Kurum vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacı tarafça Kuruma başvuru şartını yerine getirilmediğini, dosya kapsamında alınan Adli Tıp raporlarının gerçeği yansıtmadığını, raporlara itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davalının işe giriş tarihinden sonraki belgeleri ile müracaat etmemiş olduğunu belirterek eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı … vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’ın iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu, 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 06.02.2019 tarih ve 1939 sayılı rapordaki belirlemeler arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 14.11.2019 tarih ve 2019 sayılı raporu ile giderildiği anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekili ile davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.