YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1863
KARAR NO : 2023/3071
KARAR TARİHİ : 24.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/233 E., 2022/592 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan …, …, … ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait maden ocağında 10.11.1991 tarihinden 30.05.1997 tarihine kadar çalıştığını, davalı işyerinin şahıs firması olduğu ve 60 a yakın işçi çalıştırdığını,maden ocağına her yıl işçilerin Eylül ayında işe başlayıp Mayıs ayında işten çıkartıldığını, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ocağın bakım ve temizlik işlerinin yapıldığını 1992 tarihinden sonra müvekkilin kılavuz olarak 12 ay boyunca çalıştığını eylül-mayıs arasında kömür işi yoğun olduğu için işçilerin sabah 05.00-06.00 arasında maden ocağına gidip, öğlen molası vermeden evden getirdikleri yemekleri yediklerini, 19.00-20.00 ‘ye kadar çalıştıklarını, haftanın 6 günü bu şekilde çalışıp, pazartesi günü tatil yapıldığını, 1991-1997 arasında çalıştığı tüm bu yıllar boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını, resmi bayramlada da çalışmanın devam ettiğini, dini bayramlarda ise 2 gün tatil yaptırılıp, diğer bayram günlerinde ise çalışma yapıldığını, emeklilik için müracaat ettiğinde günlerinin yatırılmadığını öğrendiğini, bu yüzden emeklilik işlemlerinin geçiktiğini, bu sebeple davacının 10.11.1991 tarihinden 30.05.1997 tarihine kadar davalı maden ocağında 1940 gün çalışmasına karşın SSK kaydında sadece 377 gün gözüktüğünü eksik sigortalılık günlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğnuu, … isimli bir işyeri bulunmadığını, hak düşürücü süre yönünden davanın reddini talep ettiğini, sigortalılık süresinin eksik olarak gösterildiğinin dayanaksız olduğunu, SSK da hizmet bildirim cetvellerinde gerçek anlamda çalıştığı günlerin gösterildiğini, madencilik sektöründe çalışmaların mevsimlik-sezonluk olduğunu, davacının ton başı hemde sezonluk çalıştığını, sezonluk çalışmalarında da ayda 30 gün kesintisiz çalışmadığını çalışmasının da mümkün olmadığını, sezon başlangıcı da Kasım ve Mart ayları arasında olduğunu, bu sebeple açılan davanın zamanaşı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı …, …, … vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının sigortalılık süresinin eksik olarak gösterildiği iddiasının dayanaksız olduğunu, SSK da hizmet bildirim cetvellerinde gerçek anlamda çalıştığı günlerin gösterildiğini, madencilik sektöründe çalışmaların mevsimlik-sezonluk olduğunu, davacının ton başı hemde sezonluk çalıştığını, sezonluk çalışmalarında da ayda 30 gün kesintisiz çalışmadığını çalışmasının da mümkün olmadığını, sezon başlangıcı da Kasım ve Mart ayları arasında olduğunu, bu sebeple açılan davanın zamanaşı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Feri Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendiren nitelikte olduğundan davacının çalışmalarının kesintisiz, devamlı, gerçek ve eylemli olup olmadığının belgelerle ispatlanmasının gerektiğinin, kurum kayıtlarında yer alanların ve davacının sigortalılık sürelerine eklenenlerin dışında davacı adına yapılmış hizmet bildirimi veya bordro benzeri bir evrağın olmadığını, davacının kurum kayıtlarının aksini ispat etmeye muktedir belge sunulmadığının, davanın tanık beyanları ile ispatlanmasının mümkün olmadığını, tanıkların bordro tanığı olması gerektiğini, hak düşürücü süredi açılmamasından dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/41 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararıyla; “Dosya içerisine alınan işe giriş bildirgelerinde davacının… sicil numaralı iş yerinde … ve … işverenin yanında 10.10.1991, 10.11.1992, 01.08.1993, 16.11.1993, 18.10.1994 ve 05.10.1995 işe giriş bildirgelerinin verildiği, hizmet dökümlerinin incelenmesinde ise davacının… sicil numaralı iş yerinde 10.10.1991 – 05.07.1992 arasında 143 günlük, 10.11.1992- 02.04.1993 arasında 65 günlük, 01.08.1993- 01.09.1993 arasında 13 günlük, 16.11.1993-02.01.1994 arasında 25 günlük, 18.10.1994-01.03.1995 arasında 54 günlük ve 05.10.1995-12.03.1996 arasında 77 günlük çalışmasının olduğu, işe giriş bildirgesi verilmeyen dönemler ile ilgili tespit istemi iş aktinin sona erdiği tarih olan 1997 tarihinden başlamak üzere 5 senelik süre içinde açılmadığından hak düşürücü süreye uğradığı davacının işe giriş bildirgelerinde imzasının mevcut olduğu ve imza inkarında bulunmadığı, … sayılı iş yerinin ilk iş verenin … olduğu, …’ın 1989 yılında vefatı sonrasında kızları …-… şirketin başına geçtiği ancak kızlarının yaşları(18 yaşını doldurmaması) nedeni … temsilci sıfatıyla iş veren gibi hareket ettiğinin celp edilen nüfus kayıtları ve Ticaret Sicil müdürlüğü kayıtlarından anlaşıldığı, davacının tespitini talep ettiği dönemdeki iş verenin… sicil numaralı iş yerine ait … -… olduğu tespiti istenilen dönemde birbirinden bağımsız iki farklı şirket olmadığı anlaşılmıştır.(… madencilik (…) ile …-… arasında)” gerekçelerine dayalı olarak,
“davanın kısmen kabulü ile;
A- Davacı …’ın (05/07/1965 doğumlu tarihli… oğlu,…. TC nolu ), … kurum sicil nolu işveren … … … nezdinde;
-10.10.1991-30.05.1992 tarihleri arasında kesintisiz ve kurum taban ücreti karşılığında yeraltı maden işlerinde çalıştığı halde hizmet süresinin 230 gün yerine 143 gün olarak bildirildiği ve böylece davacının bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden 87 günlük hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine,
-10.11.1992-02.04.1993 tarihleri arasında kesintisiz ve kurum taban ücreti karşılığında yeraltı maden işlerinde çalıştığı halde hizmet süresinin 142 gün yerine 65 gün olarak bildirildiği ve böylece davacının bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden 77 günlük hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine,
-01.08.1993-01.09.1993 tarihleri arasında kesintisiz ve kurum taban ücreti karşılığında yeraltı maden işlerinde çalıştığı halde hizmet süresinin 30 gün yerine 13 gün olarak bildirildiği ve böylece davacının bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden 17 günlük hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine,
-16.11.1993-02.01.1994 tarihleri arasında kesintisiz ve kurum taban ücreti karşılığında yeraltı maden işlerinde çalıştığı halde hizmet süresinin 46 gün yerine 25 gün olarak bildirildiği ve böylece davacının bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden 21 günlük hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine
-18.10.1994-01.03.1995 tarihleri arasında kesintisiz ve kurum taban ücreti karşılığında yeraltı maden işlerinde çalıştığı halde hizmet süresinin 133 gün yerine 54 gün olarak bildirildiği ve böylece davacının bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden 79 günlük hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine,
-05.10.1995-12.03.1996 Tarihleri arasında kesintisiz ve kurum taban ücreti karşılığında yeraltı maden işlerinde çalıştığı halde hizmet süresinin 157 gün yerine 77 gün olarak bildirildiği ve böylece davacının bu döneme ilişkin asgari ücret üzerinden 80 günlük hizmetinin eksik bildirildiğinin tespitine
Fazlaya İlişkin taleplerin reddine,” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma ilamında; “Somut olayda işyerinde mevsimlik çalışma olduğu tanık beyanları ile sabittir. Mevsimlik olduğu belirtilen çalışma dönemi dışında davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve bu dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözetilerek talep edilen dönem değerlendirilmeli, ayrıca işyerinde mevsimlik çalışma olduğu sabit ise de davacının yaz aylarında temizlik işçisi olarak çalışma iddiası dikkate alınarak talep konusu dönemde davacının kesintisiz çalışması olup olmadığı, çalışmanın süreklilik arz edip etmediği irdelenmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekmektedir.” hususlarına işaret edilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut dava bakımından, dosyadaki kayıt, belge ve tanık beyanlarından davacının … kurum sicil numaralı …- … isimli işyeri nezdinde mevsimsel çalışmasının haricinde de davacının madende onarım yapma gibi işlerde 12 ay kesintisiz çalışma yaptığı anlaşıldığı” gerekçelerine dayalı olarak “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
1-1991 Yılı Ekim Ayında 21 Gün, 1991 Yılı Kasım Ayında 30 Gün, 1991 Yılı Aralık Ayında 30 Gün, 1992 Yılı Ocak Ayında 30 Gün, 1992 Yılı Şubat Ayında 30 Gün, 1992 Yılı Mart Ayında 30 Gün, 1992 Yılı Nisan Ayında 30 Gün olmak üzere belirtilen günlerin asgari ücreti üzerinden sezonluk kesintisiz
-1993 Yılı Ocak ila Aralık ayları arasında 12 ay 30’ar Gün olmak üzere belirtilen günlerin asgari ücreti üzerinden yıllık kesintisiz,
-1994 Yılı Ocak ila Aralık ayları arasında 12 ay 30’ar Gün olmak üzere belirtilen günlerin asgari ücreti üzerinden yıllık kesintisiz ,
-1995 Yılı Ocak ila Aralık ayları arasında 12 ay 30’ar Gün olmak üzere belirtilen günlerin asgari ücreti üzerinden yıllık kesintisiz,
-1996 Yılı Ocak ve Şubat aylarında 30’ar Gün, Mart Ayında 12 Gün olmak üzere belirtilen günlerin asgari ücreti üzerinden yıllık kesintisiz, Çalıştığının tespitine,
Fazlaya İlişkin taleplerin reddine,
2-Davalı … hakkında açılan davanın husumetten reddine,” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan …, …, … ve fer’i müdahil Kurum vekili davacı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hatalı olan bilirkişi raporuna ve net olmayan tanık beyanlarına itibarla karar verildiği, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerin yazılı belgelerle ispat edilmediği, davacı tarafın askerlik süresine ilişkin bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, bu husus araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılardan …, …, … vekilleri temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre ve husumet yönünden itirazlarının Mahkemece hiçbir gerekçeye dayanılmadan kabul edilmediğini ve hatalı karar verildiğini, ayrıca davacının çalıştığı sürelerin tespitinin sağlıklı bir şekilde yapılmadığını, davacının çalışmış olduğu sürelerin Kuruma bildirildiğini, eksik sürelerin bulunmadığını, aksinin eşdeğer yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Fer’i Müdahil SGK vekili ile davalılardan …, …, … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz harcının temyiz eden ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
24.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.