YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20149
KARAR NO : 2022/16667
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı … …’nce başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine … tarafından verilen 24.05.2021 tarih 2021/İHK-15538 sayılı itirazın kabulü ile başvurunun reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 09/12/2005 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki kamyon ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi olan otobüsün karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 50.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 30.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nın 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı şekilde, 2918 sayılı KTK’nın 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında “dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa” ifadesi ile kanun koyucu, taraf (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) ayrımı yapmaksızın fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir.
Dosya kapsamından; davacının sevk ve idaresindeki kamyon ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi olan otobüsün karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığı, sigortalı karşı araç sürücüsünün ise kazada öldüğü, İtiraz Hakem Heyetince taksirle yaralama suçu nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu (TCK m.66/1-e ve m.89) gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmektedir.
Ancak somut olaya bakıldığında, davaya konu trafik kazasında bir kişinin öldüğü, bir kişinin yaralandığı anlaşılmasına göre bu olay için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre ceza zamanaşımı süresi 15 yıldır. Davaya konu 09/12/2005 tarihli trafik kazasından kaynaklanan zararın tazminine ilişkin tahkim başvurusu, bu süre dolmadan önce 23.11.2020 tarihinde yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İtiraz Hakem Heyetince eldeki davada zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.