YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14098
KARAR NO : 2023/3460
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/41 E., 2022/120 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı … Büyükşehir Belediyesi ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalısı …’ın 07.04.2003 tarihinde tramvay temizliğini yaparken arkadan gelen davalı sürücü idaresindeki tranvayın çarpması sonucunda %15 oranında malül kaldığını, kurumca sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, tedavi giderleri için harcama yapıldığını, iş müfettişi raporu ile olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, davalı …’nın kusurlu davranışının kazanın oluşumunda etkili olduğunu beyanla, kurum zararından şimdilik 7.095,78 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, son giren vatmanın makas değiştirmesi gerektiğini, …’ün son giden vatman olduğu halde makas değiştirmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği şekilde bir iş kazası meydana gelmediğini, davacının kazanın meydana geldiğini iddia ettiği 07.04.2003 tarihinden itibaren iş yerinde aralıksız çalışmasını sürdürdüğünü, 26.06.2006 tarihine kadar bir rapor almadığını, kazadan 1 yıl kadar önce mazeretsiz işe gelmemesi sebebiyle verdiği ifade de belinden rahatsız olduğunu belirttiğini, davacı tarafından müvekkili idareden talep edilen tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, 5510 sayılı Kanun’un 1/son fıkrası gereği kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık meydana gelmişse o fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kuruma rücu edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı … cevap dilekçesinde özetle; sigortalı…’in kaza tarihinden önce belinden rahatsız olduğunu söyleyerek rapor aldığını, yıkamacı sayısının azlığı nedeniyle durumu bildiğini, park halinde bulunan tramvaya, başka bir tramvayın şiddetli bir şekilde çarptığını, çarpan tramvay sürücüsü …’nın makası kontrol ederek tramvayı sürmesi gerekirken buna riayet etmediği, bu sebeple kazanın meydana geldiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4.Davalı Boğaziçi Nakliyat Temizlik İnşaat ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. vekili özetle; Olay tarihinde geçerli olan mülga 818 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesine göre, olay tarihini izleyen 5 yıl içerisinde, bu davanın açılması gerekirken, belirtilen süre içerisinde dava açılmadığından, öncelikle zaman aşımı nedeniyle, esasa girilmeden bu davanın reddinin gerektiğini, sigortalıya ödenen bedelin 13.03.2009 tarihli onay ile kesinleştiğinin belirtildiğini, olay ve dava tarihlerinde yürürlükte olan Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60 ve 66 ıncı maddelerine göre, haksız fiillerde zaman aşımın süresi 1 yıl olup, bu süre içerisinde sigortalıya bir bedel ödenmediğini ve aynı süre içerisinde ödenen bedelin rücuen tahsili hususunda tarafımıza herhangi bir dava açılmadığını, dosyadaki belgelerle, iş kazasından yaklaşık 1 yıl önce belindeki aşırı ağrı nedeniyle, işe gelemediğini belirten dava dışı …’ın 07.04.2003 tarihinde herhangi bir iş kazası yapmadığını, iş kazasında belinde sakatlık oluşmadığını, dolayısıyla da, iş kazası nedeniyle iş göremezliğin oluşmadığı, gerçek dışı bir iş kazasına dayanan iş göremezlik nedeniyle mağluliyet oranı tespiti yapılamayacağı hususları belgelerle sabit olduğunu, bilirkişi raporlarında müvekkilin tasfiye memurluğunu yürüttüğü Tasfiye Halinde Boğaziçi Nakliyat Temizlik Müteahhitlik Hizmetleri İnşaat ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti.’ye kusur izafe edilmesini anlamanın mümkün olmadığını, tanık beyanlarına ve dosyadaki mevcut delillere rağmen, müvekkilin tasfiye memurluğunu yürüttüğü şirketin, sanki bir iş kazası meydana gelmiş ve bunun sonucu oluşan bir maluliyet varmış gibi sorumlu tutulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, görülmekte olan davada, davacı SGK sigortalısının kazadan önceki rahatsızlığına ilişkin bilirkişi raporlarının hiçbirinde herhangi bir tespit bulunmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; “… Büyükşehir Belediyesi ve Boğaziçi Nakliyat ve…Hakkındaki davanın kabulüne, 7.095,78 TL alacağın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1249,50 TL’sine 17.03.2009 tarihinden, 5.846,28 TL tutarındaki tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına, Davalı … hakkındaki davanın reddine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı … Kara ile davalı … Belediyesi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece özetle; “… Somut olayda; davalı Boğaziçi Nakliyat Temizlik İnşaat ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti.’nin münfesih sayıldığı ve 18.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği, bu durumda, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “…Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, … Büyükşehir Belediyesi ve Boğaziçi Nakliyat ve…Hakkındaki davanın kabulüne, 7.095,78 TL alacağın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1249,50 TL’sine 17.03.2009 tarihinden, 5.846,28 TL tutarındaki tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına, davalı … hakkındaki davanın reddine, şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Belediyesi ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … Belediyesi özetle; Usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı … vekili özetle; Haksız ve mesnetsiz olan kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve davalı …’ın kusursuz görülüp, diğer davalıların hak sahibince açılan tazminat dosyasında kesinleşen kusur oranlarına göre tam kusurlu olduklarının kabulüyle karar verildiği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … Belediyesi ve davalı … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.