YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3150
KARAR NO : 2023/1785
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/21 E., 2021/325 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakının manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müteveffa eşinin davalı iş yerinde çalışırken 29.04.2011 tarihinde iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, müvekkiline eksik ödenen kıdem tazminatı ve ödenmeyen yıllık izin ücretleri ile hafta tatili ücretinin ödenmediğini, diğer tazminatları için başvurularına çok geç cevap verilmesi nedeniyle müvekkilinin yaşamış olduğu üzüntü üzerine davalı şirketin daha çok müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, bu paranın ödenmesi için işbu davayı açma hasıl olduğunu, müvekkilinin kocasının ölümünden dolayı büyük üzüntü duyduğunu, bu üzüntüden dolayı mide kanaması geçirdiğini belirterek 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müteveffanın tüm alacaklarını zamanında ve usulüne göre ödediğini, müvekkili şirketin trafik kazası olayında hiçbir kusurunun, ihmalinin ve özensizliğinin bulunmadığını, bu nedenle tazminat talebinin reddinin gerektiğini, müteveffanın 2001 yılından beri araç kullanan deneyimli bir sürücü olduğunu, çalışana verilen otomobilin bütün periyodik masraflarının müvekkili şirket tarafından karşılanarak bakımlarının yapıldığını, manevi tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
1.Mahkemenin 23.05.2017 tarihli ilk kararında özetle; mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda davalı işverenin meydana gelen trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmış olup, davacının davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 24.12.2019 tarih ve 2019/2917 Esas – 2019/8068 Karar sayılı ilamında özetle; trafik – işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu incelettirmek, tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da gözetilerek, tarafların kusur oranlarını belirler şekilde yöntemince rapor almak, alınan raporu, mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermek olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; davalı işverenin araç takip sistemi tesis etmemesi, müteveffanın hız limitlerini aşıp aşmadığını sürekli ve sistematik olarak denetlememesi ve gözlemlememesi, hız limitlerinin aşılması durumunda İSG yönetmeliği çerçevesinde uyarı ve ihtarlarda bulunmaması, çalışanlarına güvenli ve eğitimli çalışma alışkanlığı kazandırmaması nedeni ile takdiren %10 oranında kusurlu bulunduğu, davalı işverenin kusurlu eylemleri ile işçinin uğradığı zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan davacının tazminata ilişkin talebinin kabul edildiği, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri ve hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de göz önüne alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gerek iş akdi gerekse de diğer çalışanın işi gereği kendisine 1 adet araç verdiğini ve aracı kendisine zimmetlediğini, söz konusu aracın alınması sırasında çalışanın ehliyete sahip deneyimli bir sürücü olduğunu, otomobilin bütün periyodik masraflarının Müvekkil Şirket Abbott tarafından karşılanarak bakımlarının yapıldığını, araç kaza yaptığında herhangi bir eksik bakımıolmadığını, müvekkil şirket Abbottun söz konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru veya eksiği bulunmadığını, araç politikası konusunda eğitim sunumları yapıldığını, eğitim sonunda çalışanın eğitime katıldığına dair formu imzalamış olduğunu, olayda hiçbir kusuru bulunmayan Müvekkil Şirket aleyhine tesis edilen kararın bozulması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınının manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanun’un 47 ve 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi, 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.