YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2807
KARAR NO : 2023/3447
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2433 E., 2022/2437 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/226 E., 2022/297 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 08.09.1987 tarih … sigorta sicil numarası ile Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına girişinin yapıldığını, davacı müvekkilinin işe başlama ve sigortasının başlama tarihinin 08.09.1987 olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin bilgilerini Sigorta Sicil Kartına yanlış yazdığını, müvekkilin baba adı Hamza iken İbrahim yazıldığını, doğum yeri Kemalpaşa iken Ayrancılar yazıldığını, doğum tarihi ise 1970 iken 1975 olarak yazıldığını beyanla, 08.09.1987 tarihinden itibaren davalı şirket nezdinde çalışanın davacı olduğunun tespiti ile Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı İşveren vekili, davanın hizmet tespit davası olmayıp “kayıt düzeltilmesi” ya da “aidiyet davası” olarak adlandırılan davalardan olduğunu, husumetin SGK Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davacının SGK kimlik kartındaki kişisel bilgileri 1987 yılından beri farketmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından Kuruma bildirilmeyen çalışma bulunmadığını ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, davacıya ait kimlik nosu ile yapılan incelemede; Hamza oğlu 28.09.1970 Kemalpaşa doğumlu davacı …’in 06.03.1990 tarihli çalışması nedeniyle mülga 506 sayılı Kanun kapsamında … ss numarası ile kaydının yapıldığını, yanında çalışma iddiasında bulunulan … … adresinde kurulu Meyva Tarım Ürünleri AŞ’nin …işyeri tescil numarası ile 27.10.1976 tarihinde mülga 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, davalı işverenin dönem bordrolarının tetkikinde 1987/3 üncü dönem bordrosunda 120 işçinin bildirildiği, davacının sigorta sicil numarası ile bildirimlerin bulunmadığı ancak … sigorta sicil nolu … adına 08.09.1987 – 17.09.1987 döneminde 5 günlük bildirimlerin bulunduğunu, İbrahim oğlu 1975 Ayrancılar doğumlu …’in “kendi ifadesine göre düzenlenmiştir” şerhi ile 08.09.1987 tarihinde 93136,35 işyeri sicil numaralı Meyva Tarım Ürünleri AŞ nezdinde işe girdiğine dair bildirgenin 30.09.1987 tarih 943627 varide sayı ile Kuruma intikal ettirildiğini, sigortalı için bu giriş sonrasında başkaca bildirimlerin bulunmadığını, … sigorta sicil nolu İbrahim oğlu 1975 Ayrancılar doğumlu …’in davaya dahil edilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “….Yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, İbrahim oğlu, 1975 Ayrancılar doğumlu … adına Kurumda …… sicil sayılı dosyada işlem gören Meyva Tarım Ürünleri San Tic AŞ unvanlı işyerinden 08.09.1987 ilk işe giriş tarihiyle düzenlenen ilk işe giriş bildirgesinde “Kendi ifadesine göre düzenlenmiştir.” ibaresinin bulunması, Kurumda 93136 035 sicil sayılı dosyada işlem gören Meyva Tarım Ürünleri San Tic AŞ unvanlı işyerinden çalışmaları bildirilen tanıkların davalı olarak gösterilen işyerinde 1987 yılında çalışan kişinin davacı olduğunu belirtmeleri, 1975 Ayrancılar doğumlu, baba adı İbrahim olan … adına bir kişinin nüfus kayıtlarında var olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ….. sigorta sicil numarasının, Kurumda …. sicil sayılı dosyada işlem gören Meyva Tarım Ürünleri San Tic AŞ unvanlı işyerinden 08.09.1987-17.09.1987 tarihleri arasında çalışması bildirilen kişinin ……TC Kimlik numaralı, Hamza oğlu, 28.09.1970 Kemalpaşa doğumlu davacı … olduğu kanaatine varılmıştır…”gerekçesi ile davanın kabulüne davalı Kurum kayıtlarında ….. S.Sicil numarası ile işlem gören ve …sicil sayılı Meyva Tarım Ür. San. Tic. A.Ş unvanlı işyerinden 08.09.1987 ve17.09.1987 tarihleri arasında 5 günlük çalışması bildirilen sigortalının, 12131528452 T.C kimlik numaralı Hamza oğlu, 28.09.1970 Kemalpaşa doğumlu davacı … olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının hizmetlerinin karıştığını iddia ettiği … sigorta sicil numaralı İbrahim oğlu …’in davaya dahil edilmesi gerekirken davanın yokluğunda karara bağlandığını, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini Yargıtay İçtihatları gereği yeterli deliller toplanmadan, yeterli vasıfları taşıyan tanıklar dinlenmeden, yazılı delillere aykırı olarak, yetersiz ve eksik araştırma ile davanın esasını oluşturan tüm hususlar yeterince araştırılmadan ve açıklığa kavuşturulmadan, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında inceleme konusu davayla ilgili olarak toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Kurum ve Nüfus Müdürlüğü’nden yapılan araştırmalarda bildirgede yer alan “İbrahim oğlu Ayrancılar doğumlu 1975 doğumlu …” kimliği ile kişi ve sigortalı kaydının bulunmaması, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla bildirimleri yapılıp tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulan sigortalıların, davacının 1987-1988 yıllarında çalıştığını, davacı dışında işyerinde … adında başka bir kişinin bulunmadığını beyan ederek, uyuşmazlık konusu dönemde fiili olarak çalıştığı yönünde iddiayı doğrulayan aydınlatıcı ve net anlatımları karşısında, taraflar arasındaki çekişme konusu tarihlerde hizmet akdine tabi çalışma olgusunun davacı yönünden gerçekleştiğinin, “İbrahim oğlu Ayrancılar doğumlu 1975 doğumlu … ” kimliği ile düzenlenen işe giriş bildirgesinin ve kimlik bilgisi olmadan … ismi ile bildirilen 08.09.1987-17.09.1987 tarihleri arasındaki hizmetlerin ” Hamza oğlu, 28.09.1970 Kemalpaşa doğumlu davacı …’e ” ait olduğunun kanıtlandığı belirgin bulunmakla, davanın kabulüne yönelik mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur.
Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından…” gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 08.09.1987-17.09.1987 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında yapılan 5 günlük bildirimin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.