YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2638
KARAR NO : 2023/3287
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1068 E., 2022/1684 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/696 E., 2020/716 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile fer’i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2009-2015 yılları arasında davalı … bünyesinde kesintisiz ve aralıksız kapıcı olarak çalıştığını, haksız nedenle işten çıkarıldığını, müvekkilinin çalışmış olduğu işbu hizmet döneminin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddiaların doğru olmadığını davacının yaklaşık 6 yıl boyunca sigortalı çaıştırılmadığı ve hizmetinin bildirilmesini bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, çalışma süresi itibari ile davacının kendisine yapılan sosyal yardımların kesilmemesi talep ettiği ve sigortalılığın davacının bilgisi ve talebi ile de bildirildiği, davacının sosyal yardımlardan faydalanabilmek maksadı ile sürekli yerleşim yerini değiştirdiği davacının işe başladığı dönemin iddia edildiği gibi 2009 ekim dönemi olmayıp 2010 Aralık dönemi olduğu zira bunun doğalgaz ve diğer aboneliklerden anlaşılacağı vd. Nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Fer’i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davayı kabul etmediklerini, davacının bildirdiği tarihler arasında herhangi bir çalışma kaydının bulunmadığını, haksız ve yersiz davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davacının 22.10.2010 ile 22.03.2016 tarihleri arasında davalı sitede ikamet ettiği, adresinde doğalgaz aboneliği bulunduğu, dinlenen site sakinlerinin beyanlarında ikamet ettikleri dönemde davacının kapıcı olarak sürekli ve aralıksız şekilde çalıştığını belirttikleri, nitekim hali hazırdaki davacı … yöneticisinin beyanlarının da bu doğrultuda olduğu, davacının 05.08.2014 – 09.09.2014 tarihleri arasında dava dışı … İl SGK’ya kayıtlı bir işyerinde bildirilen çalışması olduğundan bu dönemin talep konusun dönemden dışlanması gerektiği, çalışmasının kesintiye uğraması nedeniyle 5 yıllık hakdüşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacının 01.10.2009 – 31.12.2010 tarihleri arasındaki hizmet döneminin 5 senelik hak düşürücüye süreye uğradığından bu döneme ilişkin talebinin reddi gerekmiştir.
Celbedilen evraklardan davalı sitenin 2008 yılında yapı ruhsatı aldığı, elektrik aboneliğinin 30.04.2007, su aboneliğinin 26.12.2009, doğalgaz aboneliklerinin 13.12.2010 yılına ait olduğu, davalının cevap dilekçesinde davacının 22.12.2010 tarihinde kapıcı olarak işe başlatıldığı ancak davacının isteği ile sigortasının yapılmadığının kabul edildiği, davacının davalı yandaki 2. hizmet dönemi olan 17.09.2014 ile 15.10.2015 tarihleri arasındaki hizmetinin ise eksiksiz kuruma bildirildiği gerekçelerine dayalı olarak,
Davanın kısmen kabulü ile,
Davacının davalı … Sitesi nezdinde 01.01.2011 – 31.07.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile; toplam 1290 günlük hizmetinin SGK.’na bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davanın başlangıcından beri dava dilekçesi, raporlar ve diğer evrakların müvekkili site yönetimine tebliğ edilmediğini, bu sebeple itiraz ve cevap dilekçesi sunulamadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davacının taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, hizmet tespitinin yapılabilmesi için mahkemece re’sen araştırma yapılarak çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek şekilde tespitinin gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
Fer’i müdahil kurum vekili, hizmet tespitinin yapılabilmesi için öncelikle resmi kayıtların getirilmesi, davacının hizmete ilişkin belgelerinin kuruma verilip verilmediğinin ve çalışmasının kurumca tespit edilip edilmediğinin belirlenmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini, tanıkların beyanları doğrultusunda rapor tanzim edilmesi ve bu yönüyle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı iş yerinin konut sitesi olup 10.03.2005 tarıhinde (Ruhsat Onay Tarihi) inşaatına başlanıldığı, sitenin 2 blok ve 24 adet daire ve 1 adet sığınak, 1 adet kömürlük ve 1 adet kazan dairesinden olmak üzere 27 bağımsız bölümden teşekkül ettiği, yapının 26.08.2008 tarihinde nihayete erdiği, 20.10.2008 tarihinde kullanılmaya başladığı, 26.12.2009 da su aboneliğinin yapıldığı, 13.12.2010 da doğalgaz bağlanıldığı, 1027200-65 SGK numarasıyla işlem gören işyerinin 17.09.2014 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, her ne kadar davacı adına verilmiş 17.09.2014 tarihinden önce işe giriş bildirgesi bulunmasa da davacının 22.12.2010 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığının, davalı işyerinin yöneticiliğini yapmış tanık beyanları, davacı dışında çalışan olmadığından bordro tanığı tespit edilememekle birlikte komşu işyeri tanıklarınca davacının çalışma olgusunu doğrulandığı, davacının hizmet başlangıç ve bitiş tarihilerinin dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre doğru bir şekilde tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı gerekçeleri ile,
Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı işveren vekili ile Feri Müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
Feri müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı sitede Ekim 2009 ile Ekim 2015 tarihler arasındaki kapıcı olarak hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.