Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2416 E. 2023/3108 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2416
KARAR NO : 2023/3108
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3450 E., 2022/3842 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/396 E., 2022/469 K

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile 18.01.2020-20.01.2015 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, müvekkilinin 4/1-a kapsamında yurtdışı borçlanması yaparak emekliliğe hak kazanmak için 18.01.2020 – 20.01.2020 tarihleri arasında, …’ a ait Denizli ili … Bulvarı, Gürleyik Mevkii Honaz udresinde bulunan bir iş yerinde 3 gün sigortalı işçi olarak Türkiye’ de bulunduğu esnada hizmet akdine bağlı ve fiili olarak çalıştığını, bilahare yurt dışı hizmetlerini 3201 sayılı Kanun’a göre kuruma borçlandığını ve borçlanma bedelini davalı kuruma ödediğini, davalı kurum müfettişlerinin, müvekkilin sigortalı çalıştığı iş yeri hakkında yaptığı bir inceleme neticesi düzenlemiş oldukları denetmen raporuna istinaden, 1135140 020 14-14 000 025 sicil numaralı müvekkilinin de çalıştığı iş yerindeki tüm çalışmalarının iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılarak müvekkilinin geçerli olan bu fiili çalışmalarının iptal edildiği, yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğu ve özetle müvekkilinin iptal edilen 18.01.2020 – 20.01.2020 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve sigortalılığının tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı kuruma yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili, kurumun sosyal güvenlik denetmeninin 12.03.2019 tarih 2019/HEE/038 sayılı raporuna istinaden 18.01.2016-20.01.2016 yılında Türkiye’deki çalışmalarının fiili olmadığı tespit edildiğinden iptal edildiği, Türkiye çalışması ve yurtdışı borçlanmasına istinaden bağlanan yaşlılık aylığının başlangıçtan itibaren iptal edildiği, sigortalının yurtdışı borçlanmasının Bağ-kur’a devredildiği, davacının yurtdışında yaşamakta olduğu, dava dilekçesinde dahi davacının ikametgahının Almanya olarak görüldüğü, davacının Türkiye’ye geldiği kısa süre içerisinde 2 günlük bir süre için 4/1-a kapsamında çalışma yapmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca durum tespit Raporunda …’ın işyerinin sahte olduğu, Vergi Dairesi tarafından gönderilen kayıtlardan faaliyetinin olmadığının anlaşıldığı ve Kurum ile tutarsızlıklar ihtiva ettiği hususlarının tespit edildiği, müvekkilinin Kuruma bildirim yaptığı, SGK’ya da çalıştırıldığı bildirilen kişiler için herhangi bir prim ödemesi yapılmadığının tespit edildiği, davacının 4/1-a çalışmalarının Denetmen Raporu ile iptal edilmesinin ardından borçlanmasının Bağ-Kur’dan (4/1-b) yapıldığı, davacının çalışmalarının fiili olmadığı için müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olup davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği ve izah edilen nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Cezaevinde bulunan davalı … vasisi …’a dava dilekçesi, tensip zaptı ve dahili dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; belirtilen tespitler karşısında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; yurt dışında yaşayan ve kısa süreli olarak yurda giriş yapan davacının davalı …’a ait iş yerinde kısa bir süreyle çalışmasını gerektirecek geçerli bir sebebin iddia ve ispat edilmediği, öte yandan davalı …’a ait iş yerinin 15 metrekare yani küçük ölçekte hırdavat malzemeleri satış dükkanı olması itibarıyla satış elemanı ya da hamal olarak çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, çalıştığı bildirilen kişilerden bir çoğunun denetmen raporunun hazırlandığı aşamada ve yargılama sırasında dinlendiği ve bu kişilerin davalı …’a ait işyerinde çalışmadıklarını beyan ettikleri, çalıştığını beyan eden tanıkların da çelişkili anlatımlarda bulundukları, sigortalı hizmetleri bildirilen tanıkların tek ortak noktasının işyeri muhasebecisi … olduğu, davalı …’a ait işyerinin faaliyette olmadığının tespit edildiği hususları göz önüne alındığında davacının davalı …’a ait işyerinde sigortalı hizmet bildirimlerinin yapıldığı dönemde fiili ve gerçek çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, davacının sigortalı hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığına ilişkin kurum müfettişinin raporunda yapılan tespit yerinde olup, hizmetlerin iptalinde bir hata bulunmadığı kanaatiyle
davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olmadığını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Kurum denetmen raporuna istinaden davacının 18.01.2020-20.01.2020 tarihleri arasındaki hizmetleri iptal edildiği, alınan tanık beyanları, davalı iş yerinin vergi kaydı, iş yerinin faal olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının fiili çalışmasının olmaması nedeniyle iptaline yönelik Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir hata görülmediği, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı çalışmalarının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile 18.01.2020- 20.01.2020 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.