YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9860
KARAR NO : 2023/3163
KARAR TARİHİ : 20.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/279 E., 2016/296 K
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2016 tarihli 2015/279 esas, 2016/296 karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 nci maddesi uayrınca cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilerek karar kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24/10/2022 gün ve 94660652-105-34-21819-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/135412 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09/12/2022 tarihli ve KYB-2022/135412 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihinde hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, 25 gün hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemiş olması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2016 tarihli 2015/279 esas, 2016/296 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının ikinci paragrafının devamına, “Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı kanunun 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek TCK’nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20TL’den sanığın neticeten 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” bendinin eklenip, bozmanın sonucuna göre erteleme hükümlerine ilişkin dördüncü ve beşinci paragraflar ile hak yoksunluğuna ilişkin altıncı bölümün de hükümden çıkarılması, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.