Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/3738 E. 2023/4976 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3738
KARAR NO : 2023/4976
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/329 E., 2019/132 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.06.1980 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 02.09.1992 tarihinde yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
2. Kadastro Müdürlüğü, dava konusu taşınmazın 1974 yılında yapılan tapulama sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu … Köyünün Kazımiye Köyü sınırları içerisinde kaldığını ve Bayraktepe mevkiinde bulunup, orman nedeniyle tapulama harici bırakıldığını belirtmiştir.
3. Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği yaklaşık 9.600 m2 taşınmazın tapulama çalışmalarında tespit harici bırakıldığını, bu yeri 1984 yılında dava dışı Hasan Azap’tan satın aldığını ve o tarihten beri kullandığını, 24.08.1984 tarihinde tarafına tapu verildiğini belirterek, bahsi geçen fındıklık niteliğindeki taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2014 tarihli ve 2010/490 Esas, 2014/73 Karar … kararı ile, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 07.12.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (D), (E) ve (F) harfleriyle işaretli bölümlerin fındıklık niteliğiyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/14063 Esas, 2016/1745 Karar … kararıyla, eksik belgeler dosyaya getirildikten sonra mahallinde yapılacak keşifte yöntemince orman araştırması yapılması, dava konusu yerin davacının dayandığı tapu kapsamında kalıp kalmadığı, tescil davası kararının taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususları değerlendirilip sonucuna göre zilyetlik araştırması yapılıp karar verilmesi gerektiği açıklanarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, a ve b ile gösterilen kısımlara ilişkin olarak davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; … ili … ilçesi … Mahallesi, g25-b-16-d-4 pafta, 128 ada, 14 parsel ve 131 ada, 1 parsel … taşınmazların bitişiğinde tescil harici bırakılan fen bilirkişileri M.D ve R.K’nin 09.01.2018 havale tarihli rapor ve krokisinde a harfi ile gösterilen 645,36 m2 ve b harfi ile gösterilen 1.947,19 m2 yüzölçümlü taşınmazların bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ve fındıklık vasfıyla davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 13.11.2018 tarihli fen bilirkişilerinin ek raporunda C harfi ile gösterilen 536,96 m2 lik kısmın da müvekkili adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ve kısmen kabul kararı verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanıma uygun olmadığını, davacı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini ve kısmen kabul kararı verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Davacı vekili dava dilekçesinde belirttiği taşınmazın müvekkili adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince ilk olarak 07.12.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda D (564,06 m2), E (4.281,75 m2) ve F harfleriyle işaretli bölümlerin fındıklık niteliğiyle davacı adına tesciline karar verilmiş ve davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince karar bozulmuş, bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde 09.01.2018 havale tarihli rapor ve krokisinde a harfi ile gösterilen 645,36 m2 ve b harfi ile gösterilen 1.947,19 m2 yüzölçümlü taşınmazların bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ve fındıklık vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Davacı 07.12.2012 tarihli fen bilirkişisi raporunda F ile gösterilen kısma ilişkin herhangi bir talebi olmadığını bildirmiştir. O halde dava konusu alan aynı raporda D ve E ile gösterilen kısımlardır. Bozma sonrası devam eden yargılamada yapılan keşif sonrası alınan 09.01.2018 tarihli fen raporunda dava konusu taşınmaz A (645,36 m2) ve B (1.947,36 m2) olarak belirtilmiş sonrasında itirazlar üzerine alınan 13.11.2018 tarihli ek fen raporunda, ilk hükme esas alınan krokide E ile gösterilen yerin kendi kök raporlarındaki B, Bayraktepe Yolu ve mahkeme heyetine mahallinde gösterilmediği için ölçümü yapılmayan bu rapor ekinde C ile gösterdikleri kısım olduğunu belirtmişlerdir. O halde 13.11.2018 tarihli ek fen raporunda C ile gösterilen kısmın, ilk hükme esas rapor ve eki krokide davacı adına tesciline karar verilen E ile gösterilen kısım içinde kaldığı yani dava konusu olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince dava konusu olduğu noktasında şüphe bulunmayan 13.11.2018 tarihli fen raporu ve eki krokide C ile gösterilen kısma ilişkin olumlu, olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.