Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2744 E. 2023/3169 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2744
KARAR NO : 2023/3169
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/328 E., 2021/642 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli 2015/328 Esas 2015/738 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli 2015/328 Esas 2015/738 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2019/8569 Esas, 2021/2551 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli 2021/328 Esas 2021/642 Karar sayılı kararı ile genel hükümlere göre yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.05.2022 havale tarihli ve 2022/41523 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın beraatine aksi kanaat olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

2.Adli Tıp Kurumundaki eş değer kusura ilişkin belirlemenin hatalı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına,

3.Re’sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 11.02.2015 tarihli hem müşteki hem de sanığın eşit olarak kusurlu olduklarına dair rapor içeriği de nazara alındığında fiil tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki … ile yol aldığı sırada karşıdan karşıya geçmekte olan müştekiye çarparak kemik kırığı oluşacak şekilde müştekiyi yaraladığı ve üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir.

2.Başkent Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 25.08.2014 tarihli raporda …’ın hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu, bölünmüş karayolunda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Alanya istikametinden Gazipaşa istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde gidiş istikametine yaya geçidini 6 metre geçtikten sonra…Caddesi kavşağında, kavşağın ortasından deniz tarafına geçmek isteyen yaya …’a aracının ön kısmı ile çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşunda yaya …’ın karşıdan karşıya geçişlerde işaretlere riayet etme kuralını ihlal ettiği, … sürücü …’ın herhangi bir kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.

4.Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 11.02.2015 tarihli raporunda kusur dağılımı;
“Sanık sürücü …, meskun mahal sınırları içerisindeki yolda, mahal şartlarına uygun olmayan hızını kavşağa yaklaşımda azaltmamış olması sonucu, eş ve torunlarının ardından karşıya geçmek için sol taraftan yatay işaretlemesi bulunan iki yaya geçidi arasından yola girip, gelişinin hızlı olduğunu görmesiyle karşı kaldırımdaki eşinin ikazıyla yolda tereddütlü davranarak geldiği yöne yönelen yaya …’a aynı tarafa yöneldiğinde iki yaya geçidi arasındaki alanda çarptığı bu oluş şartlarındaki olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleri nedeniyle eşdeğer oranda kusurlu görülmüştür.

Yaya …, bölünmüş yolun olay yeri kesiminden karşıya geçişini, yola girdiği noktadaki tam yaya geçitlerinden yapmayıp,farından geldiğini gördüklerini belirttiği araca rağmen yatay işaretlemesi bulunan bu iki yaya geçidinin arasından yola girerek yapmak istediğinde,gelen araçların hızını ve kendisine olan mesafesini iyice gözetmemiş olmasıyla kendisinden önce karşıya geçen eşinin kaldırımdan yola inip aracın hızlı geldiğini belirttiği ikazıyla sürücüyü çelişkiye düşürecek şekilde yolda tereddüt gösterip tekrar geldiği yöne yönelince aynı tarafa yönelen sanık sürücü … yönetimindeki otomobil tarafından çarpıldığı bu oluş şartlarındaki olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle eşdeğer oranda kusurlu görülmüştür.” şeklinde belirlenmiştir.

5.Sanığın bozma öncesi savunması “Bana okuduğunuz iddianameyi anladım. Olay günü Alanya istikametinden Gazipaşa istikametine geliyordum. Mahmutlar mevkiin de … caddesine geldiğimde hızım yaklaşık 55-60 km idi. Kadın ve çocuklar yolda duran taksinin önünden çıkarak deniz tarafına geçtiler bende sağ şeritten sol şeride geçtim daha da yavaşladım onlar geçtiler aniden taksinin önünden elinde bisikleti olan bir erkek şahıs çıktı kurtaramadım vurdum. Kazanın olduğu yerin 3-4 metre ilersin de ve berisinde yaya geçidi vardı. Olay bu şekilde meydana geldi kazadan dolayı benim kusurum yoktur. Kaza sonucunda emniyeti, jandarmayı ve ambulansı aradım daha sonra şahsı ziyaret ettim. Beraatimi isterim.” şeklindedir. Bozma sonrası savunması ise;

“Bana okumuş olduğunuz yargıtay ilamını anladım. Yargıtay ilamında aleyhime olan hususları kabul etmiyorum. Önceki beyanlarımı tekrar ederim. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Ben bu olay nedeniyle müştekinin zararını da gidermiştim. Buna ilişkin dekontu da asıl mahkemesine sundum. Hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanması ile beraatimi talep ediyorum ” şeklindedir.

6.Katılan …’ın bozma öncesi alınan beyanı “Soruşturma aşamasında ifade vermiştim, vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim, kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandım, sanıktan şikayetçiyim, olay nedeniyle hastane masrafı olarak 8000 TL tedavi giderim oluştu, bu zararlarım sanık tarafından giderilmedi, bunun sanık tarafından giderilmesini istiyorum dedi.” Bozma sonrası alınan beyanı “Tarafıma izah edilen bozma ilamını anladım. Bozma hususunda takdir mahkemenindir. İddianameye konu olayla ilgili olarak daha önce beyanda bulunmuştum. Bu beyanlarımı aynen tekrar ederim. Olay nedeniyle ilk etapta kaldırıldığım Başkent Hastanesine 5.500,00 TL ödeme yaptım. Daha sonra açtığım dava neticesinde bana 6.000,00 TL tutarında ödeme yapıldı. Ancak bunun hangi zarar kalemine ilişkin olduğunu bilmiyorum. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim bulunmaktadır.” şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Sanığın beraatine aksi kanaat olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiği yönünden;
Mahkemece, sabıkasız sanık hakkında, geçmişte kasıtlı suçtan mahkumiyeti olduğu şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamış ise de, dosya içeriğine göre katılanın zararının tamamen giderilmediği anlaşıldığından 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin uygulanmaması ve adli para cezasının ertelenmesi mümkün olmadığından diğer lehe hükümlerin uygulanmamış olmasında isabetsizlik görülmemiş sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Adli Tıp Kurumundaki eş değer kusura ilişkin belirlemenin hatalı olduğu, eksik inceleme yapıldığı yönünden;
Dosya içeriğine göre, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu , bölünmüş karayolunda sanık sürücü …’ın mahal şartlarına uygun olmayan hızını kavşağa yaklaşımda azaltmamış olması sonucu, eş ve torunlarının ardından karşıya geçmek için sanığın istikametine göre yolun sol tarafından iki yaya geçidi arasından yola girip, karşı kaldırımdaki eşinin ikazıyla yolda tereddütlü davranarak geldiği yöne geri yönelen yaya …’a eş değer kusurlu hareketiyle çarptığına dair Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporunun, oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış olup sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Re’sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli 2021/328 Esas 2021/642 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.09.2023 tarihinde karar verildi.