Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/4497 E. 2023/3074 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4497
KARAR NO : 2023/3074
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/276 E., 2023/302 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Kamu Davasının Düşmesine

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2019/8533 Esas, 2021/1684 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan beraat kararı verilmiştir.

2. İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2019/8533 Esas, 2021/1684 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2019/8533 Esas, 2021/1684 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma sonucu hüküm kurulmasının hukuka aykırı olmasından bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/276 Esas, 2023/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2023 tarihli ve 2023/53272 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazın kabulünün ardından yapılan yeniden yargılama sırasında duruşma açılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, dava zamanaşımı gerçekleşmediğinden

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, ”…Sanık hakkında katılana yönelik Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma iddiasıyla 5237 sayılı TCK’nun 89/1 maddesi gereği cezalandırılması istemiyle kamu dava açılmış ise de; atılı suçun olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin 8 ve 12 yıl olduğu, suç tarihinin 12/07/2014 olduğu, zamanaşımını kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 22/12/2014 olduğu, sanık hakkında ilk verilen kararın beraat kararı olduğu ve zamanaşımını süresine bir etkisinin olmadığı, sanık hakkı ikinci verilen kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu ve zamanaşımını süresine bir etkisinin bulunmadığı ancak kararın kesinleşmesine müteakip zamanaşımını süresinin duracağının mevzuatta düzenlendiği bu nedenle sanık müdafisinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz tarihi itibariyle zamanaşımını kesen son işlem 22/12/2014 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/2-a, 67/3 maddeleri gereği kamu davasının düşmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…”

Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosyanın geçirdiği safahat, verilen kararın niteliği, usul ekonomisi gözetildiğinde tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin ise 22.12.2014 tarihli tarihli mahkeme huzurunda alınan savunması olduğu ve bu tarihten, temyize konu karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, katılan vekilinin temyiz itirazları reddolunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 63.Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/276 Esas, 2023/302 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.