Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2011/28067 E. 2012/23722 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/28067
KARAR NO : 2012/23722
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet suçundan sanık …’nun, aynı Kanunun 93/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2009 tarihli ve 2008/881 Esas, 2009/1007 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, Kartal 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2009 tarihli ve 2009/316 Değişik İş sayılı kararı ile, katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair, aynı mahkemenin 24/11/2009 tarihli ve 2009/414 Değişik İş sayılı kararını müteakip, katılan vekilinin müsadere talebinin reddine ilişkin, Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/12/2009 tarihli ve 2008/881 Esas, 2009/1007 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü ile 27/05/2008 tarihli suç tutanağında yazılı evin 6831 sayılı Kanunun 93/3. maddesi gereğince müsaderesine dair Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2009 tarihli ve 2009/471 Değişik İş sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair, Kartal 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2011 tarihli ve 2011/1228 Değişik İş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13/09/2011 tarih ve 2011/11324/46384 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2011 tarih ve 2011/286794 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2009 tarihli ve 2009/471 Değişik İş sayılı kararına müteakip verilen karar hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmadığı, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 5560 sayılı kanunla değiştirilen 231/11. maddesi uyarınca mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra kanun yollarına tabi olacağı aşikardır. Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/11/2009 tarihli ve 2008/881 Esas, 2009/1007 sayılı kararına dayanak teşkil eden iddianamede de müsadere talebinin bulunmadığı, mahkemece müsadere konusunda yargılama yapılmadığı ve bir karar verilmediği, katılan vekilinin müsadere talebi üzerine aynı mahkemenin 24/12/2009 tarihli ve 2008/881 Esas, 2009/1007 sayılı ek kararı ile evrak üzerinden yaptığı inceleme sonucu müsadere talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2009 tarihli ve 2009/471 Değişik İş sayılı kararı ile müsadere kararı verildiği,
5237 sayılı TCK’nin 54/1. maddesinde “İyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.” hükmünün yer aldığı ve söz konusu maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, müsaderenin hukuki niteliğinin bir güvenlik tedbiri olduğu, bu sebeple de müsadereye hükmedilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin cezaya mahkum edilmesinin gerekmediği, somut olayda evin suçtan meydana gelen eşya olduğu ve müsaderesinin gerektiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun müsadereye ilişkin 256. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında “(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hallerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.
(2) Kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece re’sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verilir.” aynı Kanunun 257. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yer alan; “(1) 256. maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir.
(2) Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler.” şeklindeki düzenleme karşısında, duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü ;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2009 tarihli ve 2009/471 Değişik İş sayılı kararının CMK’nin 309. maddesinin 4. fıkrası (a) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.