YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6835
KARAR NO : 2023/8178
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1520 E., 2021/54 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/450 E., 2020/414 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; 24.04.2013 tarihinde, saat 09:00 sıralarında davalı şirkete ait Gümüşhane’de bulunan konkasör tesisinde meydana gelen iş kazasında müvekkilinin birinci derece yakını olan…’un vefat ettiğini, buna rağmen SGK müfettişi …nın 04.02.2014 tarihli raporuyla; müteveffanın hipertansiyon hastası olduğunun, ölümün tansiyon yükselmesi sebebiyle yüksekten düşme sonucu meydana geldiğinin, işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğunun olmadığının rapor edildiğini, söz konusu raporun usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hakkaniyetle de bağdaşmadığını, bu rapora isnaden müteveffanın yakını olan müvekkilinin zararının giderilmediğini ve haklarının teslim edilmediğini, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca işverenler hakkında, meydana gelen iş kazasında kusurları bulunduklarından bahisle iddianame tanzim edilerek Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinde 2017/558 Esas no ile dava açıldığını, ayrıca Gümüşhane Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde görülmekte olan 2017/538 Esas sayılı dosyayla destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davası açıldığını, yaşanan olayın bir iş kazası olduğunun açık olduğu hâlde SGK tarafından iş kazası olmadığı yönündeki haksız tespitle müvekkilinin zarara uğratıldığını, 28.09.2010 tarihli ağır ve tehlikeli işlerde çalışan…’un İşe Giriş Periyodik Muayene Formunda; kaynakçı olarak çalıştığının, hipertansiyon tedavisi gördüğünün belirtildiğini, sonuç ve kanaat kısmının 1’inci maddesinde; “ağır ve tehlikeli işlerde bedenen çalışmaya elverişlidir,” 2’nci maddesinde ise; “raporda işaret edilen arızalar (hipertansiyon hastalığı) tedavi edilmek koşuluyla elverişlidir” ibaresinin bulunduğunu, Gümüşhane Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2017/538 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/558 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan ifadelerde işverenlerin müteveffanın sağlık durumunu bildiklerinin ancak buna rağmen gerekli önlemleri almayarak müteveffanın ağır ve tehlikeli olan kaynakçılık işinde çalışmasına göz yumduklarının ortada olduğunu, müvekkilinin murisi…’ un ölümüyle birlikte geride kalan mirasçıların maddi ve manevi yönden zarar gördüklerini, iş kazası sonucunda hayatını kaybeden…’ un ölümünden sonra mirasçıların büyük bir geçim sıkıntısına düştüklerini, davalı şirketçe müteveffanın ailesine bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı … vekili; SGK Müfettişlerinden…tarafından hazırlanan 04.02.2014 tarih 122005/İNC/01 sayılı inceleme raporunda; tüm dosya kapsamında otopsi tutanakları, tanık ifadeleri, diğer belgeler değerlendirildiğinde kazalı…’un ölüm nedeni olarak önceden beri var olan hipertansiyon hastalığının etkisiyle kazanın meydana geldiğini, olay günü alınan ifadelerden kazalıya dışarıdan hiçbir müdahale olmadığını, var olan hipertansiyon hastalığının sonucu olayın yaşandığını, olayın sırf işyerinde yaşandığı için iş kazası olduğu yönünde yapılacak değerlendirmelerin açıkça hukuka aykırı olduğunu, kurumun 2011/50 sayılı genelgesinin 1.1.2.1. bendinde; ‘Diğer taraftan, dışarıdan bir etki veya herhangi bir olayla ilgili olmaksızın işyerinde geçirdiği bir kalp krizi veya başka bir hastalık nedeniyle vefat eden sigortalının ölümünün iş kazası olarak imkan bulunmamaktadır.’ hükmü uyarınca…’un geçirdiği olayın hastalık olup iş kazası olmadığının tespit edildiğini, iş kazasının tespitine ilişkin olarak TBK ve 5510 sayılı Kanun gereği zamanaşımı definde bulunduklarını, ayrıca HMK ilgili düzenlemeleri uyarınca davacının diğer mirasçılarla mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu hususunun değerlendirmeye alınmasını talep ettiklerini belirterek davanı reddini talep etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı…’un 24.04.2013 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı … vekili, işyerinde geçirilen her kazanın iş kazası olmadığını, illiyet bağının bulunması gerektiğini, olayda kazalı…’un ölüm nedeninin önceden beri varolan hipertansiyon rahatsızlığı olduğunu, işin mahiyeti ile ölüm olayı arasında illiyet bağının bulunmadığını, olay işyerinde yaşandığı için iş kazası olduğu yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının diğer mirasçılarla mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu belirterek verilen kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Somut dava, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.