YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8623
KARAR NO : 2012/11531
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2, 53/1, 51/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın aynı yer ile ilgili olarak yargılandığı Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/185 Esas, 2007/624 Karar sayılı dosyasının onaylı örneğinin celp edilerek incelendiği, anılan dosyada sanık tarafından 1. derece doğal sit alanı sınırları içindeki maliye hazinesine ait taşınmaz üzerinde bulunan binada dış cephe kaplaması yapılmasının yargılamaya konu edildiği, iddianamenin kabulüne dair verilen 27/02/2007 tarihli karardan sonra yine sanık tarafından söz konusu binada yapılan dış cephe kaplaması ile birlikte bina giriş duvarlarına döşenen taş kaplamanın 21/03/2007 tarihli kolluk tutanağı ile tespit edildiği, mahkemece sanığın her iki eylemi arasında hukuki kesintinin gerçekleştiği kabul edilerek, sanığın sonraki eylemi için ayrı bir hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz edenin sıfatı da gözetilerek tebliğnamede, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle bozma öneren ilk görüşe ve,
Yine sanığın, eylemi nedeniyle kamunun uğradığı zararı giderdiğine dair bir savunması ya da dosya içinde buna ilişkin bir bilgi mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece “olayın oluş şekli ve özellikleri bakımından kamu zararının giderilmesinin mümkün olmaması” şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi bozma nedeni yapılmamış olup, tebliğnamede bu yönde bozma öneren ikinci görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın eyleminin suç teşkil etmediğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın, 5237 sayılı TCK’ nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 3-B bendinin “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.