YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/468
KARAR NO : 2013/1508
KARAR TARİHİ : 17.01.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanığın yargılamanın aşamalarında değişmeyen savunmalarında, suça konu yerin babasına ait olduğunu, kendisinin Ereğlide oturup Ticaret Odasında çalıştığını, babasının vefatından sonra bu yeri hiç kullanmadığını beyan etmesine, Jandarma tarafından düzenlenen tutanakta da sanığın yaklaşık 25 yıl önce köyden göçettiğinin bildirilmesine, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda toprak yapısının daha önce işlenmek suretiyle bozulduğunun, içinde kütük ve kök kalıntısına rastlanmadığının bildirilmesine göre köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri, varsa saha bekçisi ile civar taşınmaz sahiplerinin duruşmaya çağırılarak dava konusu yerin suç tarihi ve öncesi ile sonrasında kimin kullanımında olduğunun sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının sorulması, ayrıca keşfe iştirak eden bilirkişilerden de yeminleri verdirilerek suça konu yerin fiilen kullanılıp kullanılmadığı hususunda ek rapor alınması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Bozma ilamından sonra, ilamın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196. ve 1412 sayılı CMUK’un 326. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3) Temel cezanın tayininde, iddianamede yer almayan 6831 sayılı Kanunun 93/1. maddesinin tatbikinde ek savunma hakkı verilmemek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
4) Bilirkişi raporu ve suç tutanağında bir tesbit bulunmadığı halde infazı kabil olmayacak şekilde sahadaki ürün ve tesislerin müsaderesine karar verilmesi,
5) Sanığın eyleminin işgal ve faydalanma olup, bilirkişi raporunda da zarar yönünden bir tesbit bulunmamasına göre bu hususta ek rapor alınıp varsa idare zararını karşılayıp karşılamayacağı sorulmadan ve diğer objektif ve subjektif koşulların mevcudiyeti de değerlendirilmeden sanık hakkında zararın giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.